Kategori: Yıldız’dan

Yıldız'dan

Veda

Biçimlendirilmemiş sözlerin arasında son yudumu alınacak bir kadeh gibi havaya yükseldik. Bitime ramak kala son bir kez daha birbirimize dokunduk. Sustuk. Bu an öylesine onlarca kez yaşanmıştı ki tutarsızlığımızdan utandık, bir kadeh daha doldurduk. GündüzlerinContinue reading

Yıldız'dan

Eksikli

“Elimden tut yoksa düşeceğim yoksa bir bir yıldızlar düşecek” demiş Attila İlhan. Her gün sahilden birbirinin aynısı ama farklı yükleri olan gemileri karşılarım. Onlara deniz feneriymişim gibi el sallarım. Bu merhabalaşmalar bittiği zaman ellerimi nereyeContinue reading

Her Telden, Yıldız'dan

Alfabe

Hüzünlere karşılık gelen tüm harflerin toplamını, yalnızlığımla bölünce elimde çaresiz sadece kendi adımı buluyorum. Yalnızlığın orta yerinde aniden başlayan yağmur içimdeki ağırlığı alıyor. Avazı çıktığınca bağıran bulutların sesini sadece toprak duyar gibi ayağımın altında sallanıyor.Continue reading

Uncategorized, Yıldız'dan

Dilek Feneri

Öfkemin son ışıkları da karşı şehirle birlikte geceye karışıyor. Tüm sükunetimle sabrımın sonlarında geziniyorum. Gözlerim acı eşiğimin son damlasına kadar ağlıyorlar. Fecaat bir kahır içerisindeyim. Yıkılıyorum. Son dalgaları da vuruyor denizin, bertaraf ettiğim dilek fenerlerimContinue reading

Her Telden, Yıldız'dan

Yarı

Yarı mavi bir sabaha uyanıyorum. Küstahça bir bakış atıyorum pencereme, kahrolası güneşi evime sokmasa diyor, gözlerimi aralıyorum. Kaç gündür kapalı bakıyorsam, gözlerim acıyor. Gözlerimin acısından, sözlerinin acısı diniyor. Feci bir sonbahar penceremin önünde nöbet tutuyor.Continue reading

Yıldız'dan

Kimliksiz

Gündüzlerin geceleri kovalamadığı günlere uyanmaktayım. Her uyanışımda yeni bir yola çıkma kararı alıyor, akşam olunca kararımı rafa kaldırıyorum. Her yeni gün aynı çemberde saatlerce yürüyor, hayatıma katacağım anlamları önem sırasına göre listeliyor, yürüyüşün sonunda hepsiniContinue reading

Yıldız'dan

AN

“Göze gelen böyle aşkın eceli vardı” demiş Şükrü Tunar. Herkes gözlerini çevirmiş, oralı olmayan davranışlarıyla utanca sürüklüyordu bizi. Bense her gece çığlıklarla uyanıyor, gözlerini yaşlarla boğuyordum. Göze değil ele, avuca gelen hatta sudan olmayan sebeplerleContinue reading

Yıldız'dan

Yalan

Sabahtan kalma yalanlarını yatsıyı beklesin diye arka bahçeye astım, kırılan güvenimden kalan arta kalanları atmak için ise uzaklarda bir konteyner arıyorum. Her yeni gün yıkılacağını bildiğim halde ısrarla yeniden yapmaya çalıştığım iskambil kağıdından kulelerimi buContinue reading