Martin Parr’ın objektifinden Şimdiki İstanbul’da Ustalar

Fotoğraf sanatının yaşayan en büyük ustalarından ve Magnum Photos başkanı Martin Parr’ın, İstanbul’da özgün tasarımı el işiyle buluşturan günümüz ustalarını fotoğrafladığı seri, Mavi’nin 25. yıl kutlama projeleri arasında kitaplaştırıldı. Şimdiki İstanbul’da Ustalar, kentte son 25 yılda yaşanan değişimle ortaya çıkan yeni nesil zanaatkârları, geleneksel üretimin son temsilcileriyle birlikte örnekleyerek kayıt altına alıyor.

Şimdiki İstanbul’da Ustalar’da sadekâr, tombak ustası, hallaç, sedefkâr, ahşap ustası gibi geleneksel sanatların ustaları, günümüz illüstratör, oyuncakçı, bisiklet tasarımcısı, şef, barista, rötuşçu ve sanatçılarıyla birlikte tanıtılıyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan, 37 portre 79 fotoğrafın yer aldığı kitap, Martin Parr’ın portre fotoğrafçılığına yaklaşımını sergilerken İstanbul’un sosyokültürel değişimindeki bir kesimi de belgeliyor.

 

“Şimdiki İstanbul’da Ustalar” kitabı; mavi.com, Mavi İstinye Park ve Palladium mağazaların yanı sıra Remzi, Pandora, Minoa, Filbooks kitabevlerinde satışa sunuluyor. Kitabın satışından elde edilecek gelir ise Türk Eğitim Vakfı (TEV) Mavi Burs Fonu’na bağışlanacak.

 

Share This:

Ruhsuzlar Komandosu


Dünden arta kalanları bir çantaya doldurdum. Ondan önce kalanları da denize savurdum. Çünkü seni sevmek bunları gerektirmekteydi. Ne kadar kırıp döküp parçalarımı onarmadan bıraksan da onları yok sayıp bazen bir çantaya, bazen denize bazen de halının altına süpürmekti işim. Çünkü sevmek yaralanmaktı, yaralı kalmak ve sargısız müdahalesiz devam edebilmekti.

Zayıf noktamdı seni sevmek. O umursamaz çetin rüzgarların içinden adaya varmak, bulamamak ve ağlayıp geri dönmekti. Kati surette küfretmemek, isyan edememekti seni sevmek.

Bunu bir hırs savaşına çevirmeden, elde olanlarla yetinip. Gözleri aşktan yorgun düşmüş çiftlere hasetinden bakamamaktı. Seni ve beni yerlerine koyup hayal kurmaktı. Sana hediyeler alıp, evinin kadını çocuklarının anasıymışçasına seni kollamaktı seni sevmek. Her vuruşuna bi bahane uydurup görmezden gelmekti.

Adına methiyeler düzüp kendi adımı unutmaktı belki de. Yıllar içinde benliğimi yitirip senliğe adım atmaktı. Onlarca kez aynı duvara bilerek çarpmak aynı yerden kağıt kesiği gibi acımaktı bazen de.

Ama hep aynı duvar
duvar sen
seven ben
duvar sen
düşen ben
duvar sen
yenilen ben.

Share This:

Öksürüğe ne iyi gelir?

Öksürük çoğunlukla kış aylarında görülse de aslında her mevsim yakalanabileceğimiz bir rahatsızlık. Soğuk algınlığı, nezle, viral enfeksiyonlar, klima çarpması ve sigara veya astım, tüberküloz ve akciğer kanseri gibi sağlık sorunları öksürüğe neden olabiliyor.

Akciğerlerimizdeki ödem öksürüğe neden olurken, öksürük geldi mi bir türlü gitmek bilmez ve olur olmaz zamanlarda bizi yakalayarak, bulunduğumuz ortamlarda zor durumlarda kalmamızı sağlayabilir. Çünkü boğazımızda veya üst solunum yollarında hissettiğimiz bizi rahatsız eden bir tıkanma olduğu için, beynimiz burada yabancı bir madde olduğunu düşünür ve bunu maddeyi çıkarabilmek için vücudumuza öksürmemizi söyler.

Öksürük bazen boğazda kaşınma, bazen göğüste ağrı ve sıkışıklık şeklinde nüksedebilir. Bizler de öksürüğümüzü geçirebilmek için türlü yollar deneriz. Öksürük şuruplarının ve soğuk algınlığı ilaçlarının yerine mutfağımızda yapabileceğimiz doğal tedaviler bizim için kurtarıcı. Bitkiler her zaman olduğu gibi öksürük sorununu gidermekte de insanoğlunun en büyük yardımcısı ve ödemi sökmekte çok başarılı oldukları da bir gerçek.

Fakat bunlardan hangileri en faydalı ve çabuk etki gösteriyor? Sizler için derledim.

1. Bal (Bal öksürüğü bastırıp, boğazımızı yumuşatma konusunda en etkili çözümlerden biri. İster sade ister kekik veya karabiber ekleyerek çay kaşığı ile gün boyunca tüketebilirsiniz. Limon da ekleyebilirsiniz.)

2. Karabiber çayı

3. Ilık süt ve bal (Ballı ılık süt kuru öksürüğe ve göğüs ağrısına iyi gelir. Özellikle uyumadan önce içilirse daha rahat bir uyku çekilir.)

4. Turunçgiller (Bol bol turunçgil tüketmek önemli.)

5. Pekmez (Özellikle kuru öksürüğe iyi geliyor.)

6. Bitki çayı- bal (Bitki çaylarını balla içmek göğüsteki sıkıntıyı hafifletiyor.)

7. Badem – portakal suyu

8. Okaliptüs (Okaliptüs özü içeren şekerleri günde birkaç kez tüketmek öksürüğünüzü hafifletecek, sizi rahatlatacaktır.)

9. Soğan (Yarım çay kaşığı soğan suyu ve bir çay kaşığı saf balı karıştırın. Günde iki kere yutun.)

10. Çikolata (Bitter çikolata ve kakao özü öksürüğe iyi geliyor.)

11. Ananas suyu- bal (Geçmeyen öksürüklerde çok faydalı bir karışım.)

12. Zencefil (Zencefili küçük parçalara ayırıp ezin ve kaynatın. Limon suyu ve bal ekleyerek günde 3-4 defa için veya taze zencefili çiğneyin.)

13. Sarımsak (Hem antibakteriyel hem de antimikrobik bileşenler taşıyan sarımsağı ezip, sarımsak yağı damlatın biraz da bal ekleyerek için.)

Bütün bu besinlerin yanında bol su içmek, odanızın havasını nemli tutmak, elma sirkeli yastıkta yatmak, sıcak duş almak, buhar banyosu yapmak, geç saatte yemek yememek, boğazı sıcak tutmak, tuzlu suyla gargara yapmak da öksürüğü geçirmek için faydalı uygulamalar. Umarım işinize yarar.

Share This:

Kitap Kulübü ile ayda 4 kitap okumaya ne dersiniz?

Bir şeyi yapmak istediğimiz halde motivasyon bulamadığımızda yaptığımız en güzel şey bahane üretmek. Bunu kitap okumadığımızı söylerken de sürekli yapıyoruz. Aslında bahanelerimiz hep aynı… Çok çalışıyoruz, çok koşturuyoruz, çok yoruluyoruz, vaktimiz kalmıyor.

Oysa kitap okumanın bizi bütün bu şikayetlerimizden kurtaracağını, bizi rahatlatacak bir şey olduğunu hepimiz biliyoruz. Kitap Kulubü de işte tam bu noktada bizi gaza getirmek için kurulmuş bir oluşum. Son zamanlarda çok moda olan kutuyla mutluluk dağıtmanın kitaplı versiyonu.

Varoluş sebeplerini, ‘Kitap Kulübü’ne dahil olan herkesin kitaplara yeniden dokunmasını sağlamak, daha fazla kitap okumalarını sağlamak, daha uygun fiyatla kitaplara ulaşmasına yardımcı olmak ve okuyucuların hayatına yepyeni bir dokunuş getirmek’ diye tanımlıyorlar.

Amaç haftada bir kitap okunmasını sağlamak. Bunu da ayda 49 TL’ye 4 kitap göndererek yapıyorlar. Kullanıcılar da Edebiyat veya Profesyonel Gelişim kategorilerinden birini seçip, bu kategoriye ait kitaplardan gönderim yaptırabiliyor. Kitaplarda en az %40 indirim garantisi veriyorlar.

Bana göre bu girişimin tek eksik yanı, her ay sadece sizin için seçilen kitapları okuyabilecek olmanız. Bir seçki içinden istediklerinizi seçmeniz ve daha geniş bir liste olması halinde daha cazip olabilirdi. Tabii ben edebiyat mezunu olduğum ve kendi kitaplarımı seçmekten çok büyük zevk aldığım için böyle hissediyorum.

Benim de kitap önerdiğim birçok arkadaşım var. Kitap seçmeye de vaktim yok, zaten ne okuyacağımı da bilemiyorum. Bir bilen benim için seçsin, ben de onları okuyayım demek sizin için yeterliyse, Kitap Kulubü tam size göre. 🙂

Share This:

24. İstanbul Caz Festivali programında kimler var?

Geçtiğimiz günlerde açıklanan 24. İstanbul Caz Festivali’nin programı yine dopdolu.

Peki kimler, hangi mekanlarda, ne zaman sahne alacak? Haydi gelin şöyle bir bakalım.

“Festival Ödül Gecesi”
4 Temmuz Salı, 21.00, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi

Festivalin Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde yapılacak açılış gecesi, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ve Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a Yaşam Boyu Başarı Ödülleri’nin takdim edilmesiyle başlayacak. Fatih Erkoç’un festivale özel bir caz repertuarını seslendireceği konserinin ardından Avusturyalı sürpriz bir grup sahne alacak.

“Terramondo” Jacky Terrasson & Stephane Belmondo // Can Çankaya & Kağan Yıldız
5 Temmuz Çarşamba, 20.00, Fransız Sarayı Bahçesi

Korhan Futacı Ve Kara Orkestra // Rain Lab (İdil Meşe & DaPoet)
5 Temmuz Çarşamba, 22.00, Salon İKSV

Gece Gezmesi
6 Temmuz Perşembe 19.00, Kadıköy, Moda

Junun Featuring Shye Ben Tzur And The Rajasthan Express //
Miles Mosley // Bilal Karaman Trio // MadenÖktemErsönmez
7 Temmuz Cuma, 19.45, Beykoz Kundura

“Caz Matine” Yürüyen Merdiven Feat. Tolga Bilgin & Kristian Lind // Geeva Flava
8 Temmuz Cumartesi, 13.45, Salon İKSV

Parklarda Caz
9 Temmuz Pazar, 16.00, Fenerbahçe Khalkedon.

Kandace Springs // Christian McBride’s “New Jawn Quartet”
10 Temmuz Pazartesi, 20.30, Sultan Park – Swissotel The Bosphorus

“Havana Gecesi” Roberto Fonseca // Dayme Arocena
12 Temmuz Çarşamba, 20.30, Uniq Hall Açık Hava Sahnesi

Fatoumata Diawara & Hindi Zahra
17 Temmuz Pazartesi, 21.00, The Grand Tarabya Panorama Terrace

Dee Dee Bridgewater “Memphis”
18 Temmuz Salı, 21.00, The Marmara Esma Sultan Yalısı

Donny McCaslin “Beyond Now”
18 Temmuz Salı 22.30, Salon İKSV

Bill Laurance // Bokanté
19 Temmuz Çarşamba, 21.00, Beykoz Kundura

Isfar Sarabski // Basel Rajoub’s Soriana featuring Sirojiddin Juraev
20 Temmuz Perşembe, 20.30, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi

Zorlu PSM, İKSV’nin en yüksek katkıda bulunan mekan sponsoru olarak İstanbul Caz Festivali sanatçılarını konuk edecek. Zorlu PSM’de 24. İstanbul Caz Festivali’ne özel olarak gerçekleştirilecek olan Paco Du Lucia “Beyond The Memory” konseri ile Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası konserinin yanı sıra değerli birçok yerli ve yabancı ismin performansları için ev sahipliği yapacak.

Taksim Trio
8 Temmuz Cumartesi 19.30, Drama Sahnesi

Mehmet Ali Sanlıkol & Whatsnext? Featuring Tiger Okoshi
13 Temmuz Perşembe 19.00, Drama Sahnesi

Nik Bärtsch’s Ronin
13 Temmuz Perşembe 21.30, Drama Sahnesi

Kerem Görsev Quartet
14 Temmuz Cuma 21.30, Drama Sahnesi

Antonio Sanchez & Migration
14 Temmuz Cuma 19.00, Drama Sahnesi

TUNA ÖTENEL VE DOSTLARI İLE BİR CAZ GECESİ
26 Nisan Çarşamba, 21.30, Salon İKSV

Paco De Lucia Anısına “Beyond The Memory”
8 Temmuz Cumartesi, 21.30, Zorlu PSM Ana Sahne

Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası
11 Temmuz Salı 21.00, Zorlu PSM Ana Sahne

Share This:

Delimonti Çerkes Mutfağı Atölyesi

Geçtiğimiz günlerde özel tedarikçi atölyelerine ev sahipliği yapan Delimonti’de, zeytinyağı atölyesinden sonra ikinci atölyeme katıldım. Bu sefer konumuz Çerkes Mutfağı’ydı.

Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin’in ve Delimonti’nin yerel tedarikçilerinden Ahmet Yılmaz’ın anlatımıyla çok eski zamanlardan bu yana Kafkas coğrafyasında oluşan ve zengin bir kültüre sahip olan Çerkes mutfağının öyküsünü dinleyerek, bu özel ve güzel lezzetlerin tadına baktık.

Denediğimiz tatlardan bahsetmeden önce kısaca Çerkes Mutfağı’nın nasıl bir mutfak olduğundan ve hangi halkların birleşimi olduğunu da yazarsam daha anlamlı olur diye düşünüyorum.

Çerkes mutfağı, Adige, Abhaz, İnguş, Oset, Çeçen, Dağıstanlı ve daha birçok halkın yemek alışkanlıklarını barındırıyor. Bu zengin kültürel yapı sayesinde de yemekleri kendilerine has özellikler taşıyor. Daha çok et ve süt ürünleri kullanılarak yapılan yemeklerde, patatesin de azımsanmayacak bir yeri var.

Denediğimiz ilk yemek ‘Şips-Baste’ adı verilen bir çorbaydı. Çerkes mutfağının en önemli yemeklerinden biriymiş. Un çorbasına benziyor, çerkes tavuğu olarak bilinen mezenin de sulu olarak hazırlanmış haliymiş. Çorbanın ortasında da baste, bazen de pasta adı verilen lapa bulunuyor. Baste genellikle darı, mısır veya buğday unundan hazırlanıyormuş. Kalıp şeklinde tabağa koyulan lapanın(baste) üzerine çorba(şips) gezdirilerek servis ediliyor. Ben bu çorbayı çok sevdim.

Gubate (Patatesli Çerkes Böreği), herkesin favorisi oldu. Ben patatesli börek sevmediğim için favorim değildi ama keyifle de yedim açıkçası. Üç tarafından açık, ortalarından kapanacak şekilde, ince ince hazırlanan hamurlardan yapılan gubatenin içine patates, isteğe göre kıyma da konulabiliyormuş. Arasına tahin, üzerine pekmez sürülerek veya sosla yenebiliyor.

Yukarıda fotoğrafı bulunan Halvane (Sütlü Açma), çok yoğun bir açma. Sanırım bol yumurta kullanıldığı için böyle oluyor. Açılan hamur üzerine yumurta sürülerek fırında pişirilip servis ediliyor.

Velibah (Çerkes Gözlemesi)
Evde hazırlanan gözlemelerin, sac fırında hazırlanmış halidir. İçine genellikle patates konularak hazırlanır. Farklılığı iç malzemesine rağmen son derece ince oluşunda. Bunun fotoğrafını çekemeden yemişiz.  🙂

Gırniş (Çerkes Mantısı – Tavuklu, Sarımsaklı)
Masaya ilk geldiğinde açıkçası alttaki hamur parçalarını tavuk sanmıştım. Ama değilmiş. 🙂 Mantı hamuru gibi açılan hamurdan kareler kesilip bir tarafından diğer tarafına yuvarlanıyor. Ardından tavuk suyunda kısa bir süre pişirildikten sonra, didiklenmiş tavuk, tavuk suyu ve bol sarımsakla hazırlanarak, servis ediliyor.

Gurize (Çerkes Mantısı Kıymalı)
Bence mantı dediğin kıymalı olur ve gurize de kıymalı olduğu için bence çok lezizdi.

Psihalive (Çerkes Mantısı Patatesli)
Patatesli bir mantı türüdür. Tereyağı ve sarımsaklı yoğurt ile servis ediliyor. Mantı patatesli olmaz diye düşündüğümden sadece denedim. Benlik değildi ama diğer arkadaşlar çok sevdi. 🙂

Çerkes mutfağının bu değişik lezzetlerini denediğim için Delimonti’den her zamanki gibi çok mutlu ayrıldım. Bomontiada’da “Yerel güzeldir, sunum özeldir” mottosuyla; gastronomi marketi ve restoran konseptini ustalıkla bir araya getiren Delimonti’yi henüz ziyaret etmediyseniz mutlaka ziyaret edin derim ben.

 

 

 

Share This:

Tüm geliri ÇABA Derneği’ne bağışlanacak bir kitap: Hayal Et

İş adamı Orçun Oğlakcıoğlu’nun, hayallerini özgür bırakmak ve hayata dair umut aşılamak amacıyla kaleme aldığı ilk şiir kitabı Hayal Et Martı Yayınları’ndan çıktı.

Orçun Oğlakcıoğlu, kitabının önsözünde, “Çocukluğumu her özlediğimde bir uçurtma bırakırım evimin gökyüzüne. Bir tek karanlıktan korkan çocuk yüreğim özgür kalır, aydınlığı getirir melek kanatlarında. Rengi, dili yoktur. Tüm kötü duygulardan uzaktır öğrenme bahçesi. Zamanı geri alamasak da yarınlar için hâlâ umut o çocukta. Daha iyi bir dünya, içindeki çocukta gizli… Umut denizimizin en güzel mavisine bir damla ‘Çaba’ da senden olsun. Hadi çocukluğunu hatırla…” diyor.

Ve Oğlakcıoğlu’nun ilk şiir kitabı Hayal Et’in satışından elde edilecek tüm gelir, ülkemizin her bölgesine ve sorununa çözüm getirmek amacıyla kurulan ve eğitimde fırsat eşitliği için çalışarak çocuklarımıza bir umut olmayı amaçlayan Çağdaş ve Bağımsız Yardımlaşma Derneği’ne (ÇABA) bağışlanıyor.

Share This:

24. İstanbul Caz Festivali 4-20 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek

Yaz gelince en sevdiğim İstanbul etkinliği caz festivalidir. Bu yılın programı da geçtiğimiz günlerde açıklandı. İKSV tarafından düzenlenen 24. İstanbul Caz Festivali, bu yıl, 4-20 Temmuz tarihleri arasında, cazın duayen isimlerinden yeni keşiflere 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 20 farklı mekânında ağırlayacak.

Ünlü yıldızların, Flamenkonun kült gitarist ve bestecilerinden Paco de Lucia’ya saygı duruşu niteliğindeki “Beyond The Memory” konserinin yanı sıra aralarında vokal cazın genç yıldızı Kandace Springs’den Jacky Terrasson & Stephane Belmondo gibi ustalara, Avrupa cazının efsane ismi Nik Bärtsch’ten Afrika’nın iki muhteşem sesi Fatoumata Diawara ve Hindi Zahra’ya caz, funk, dünya müziği, blues ve rock’ın farklı seslerini ağırlayacak. Oluşum aşamasında Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood’un da içinde yer aldığı “JUNUN” projesi de festivalin bu yılki konukları arasında.

Festival kapsamında bu yıl önemli bir yenilik, yerli sahnenin başarılı müzisyen ve topluluklarını odağa alarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla SOCAR Türkiye desteğiyle hayata geçirilen “ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması” olacak.  Festivalin 5-8 Temmuz tarihleri arasındaki konserlerini kapsayan bu bölümü, festival izleyicisiyle beraber uluslararası müzik sektörünün önemli temsilcileri de izleyecek.

Festivale bu yıl The Marmara Esma Sultan Yalısı, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Fransız Sarayı Bahçesi, Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus, The Grand Tarabya Panorama Terace, Uniq Hall AçıkHava Sahnesi, Beykoz Kundura, Fenerbahçe Khalkedon, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, Salon İKSV, Zorlu PSM Ana Tiyatro ve Drama Sahnesi ev sahipliği yapacak.

Gece Gezmesi ise yine Kadıköy yakasının sevilen mekanlarından All Saints Moda Kilisesi, Club Quartier, Dorock XL, Kadıköy Sahne, KargART, Living Room, Moda Sahnesi ve Zor’da gerçekleştirilecek konserlerle festival içinde bir festival deneyimi yaşatacak.

24. İstanbul Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ile Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a takdim edilecek.

24. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri satışa çıktı bile.

İstanbul Caz Festivali ile ilgili tüm bilgileri ve etkinliklerle ilgili anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarından takip edilebilirsiniz.

facebook.com/istanbulcazfestivali
twitter.com/istanbulcazfest
instagram.com/istanbulcazfestivali
youtube.com/iksvistanbul
play.spotify.com/user/istanbulkultursanatvakfi
#istcazfest17
#sarkilarkonusur

Festival programına, festivalinresmi web sitesi caz.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabilirsiniz.

Share This:

Toy İstanbul’da ‘Kaplan Sarılması’

GMall’un yeni sahnesi Toy İstanbul. Ve her hafta bu sahnede harika oyunlar sergileniyor. Ben de geçtiğimiz günlerde Toy İstanbul’da Kaplan Sarılması’nı izledim.

Tek perdelik, 50 dakika süren ve 16+ yaş grubuna hitap eden bir oyun bu. Kemal Hamamcıoğlu yazmış. Ben Kemal Hamamcıoğlu’nun yazılarını ve oyunlarını çok seviyorum. Daha önce de Craft’ta Garaj oyununu izlemiştim. Onu da etkileyici bulmuştum. Modern çağın dertlerine çok naif bir şekilde dokunan bir kalemi var. Kaplan Sarılması’nda da bunu hissedebiliyorsunuz.

Oyunun başrolünde Şebnem Bozoklu var, Kerem Fırtına da oyunun görünmeyen kahramanı. Sorduğu sorularla oyunu yönlendiriyor. İzlerken o üzerinize çöken huzursuzluk ve sıkılma hissinde payı büyük.

Bir kadının mutluluk odasında yaşadığı, mükemmel erkeği yaratma deneyiminin nasıl içinden çıkılmaz bir halini, görsel açıdan desteklenen bir sahnede izlemek keyifli. Daha önceden dijital görsellerle bu kadar desteklenen bir oyun izlemediğim için de ayrıca sevdim.

Oyunun detaylarını heyecanı kaçmasın diye anlatmıyorum ama şöyle diyebilirim:

‘Hepimiz mükemmel erkeğimizi ararken, aslında istediğimiz sadece sıcak bir sarılma değil mi?’ Mutsuzluğu bu kadar kanıksanmışken, mutluluğun garanti altına alındığı bu oyun hoşunuza gidecek.

Kaplan Sarılması her cuma 2o:30 ve 22:00’de sahneleniyor. Gidip izleyin bence.

 

 

Share This:

Karton Heykeller’in Heykeltraşı Warren King

Heykeltraş Warren King, büyükbabasının ve büyükannesinin yaşadığı Çin’deki küçük köyde yaşayanları tekrar canlandırmak gibi bir proje yapmış ve bu heykellerde sadece kartonlarla birlikte yapıştırıcı kullanmış.

Heykeller gerçek insan ölçülerinde yapılmış ve şu ana kadar 200’ün üzerinde figür yapılmış.

Ve proje hala devam ediyor.

Amerika’da doğup büyüyen heykeltraş, bu devam eden projesiyle birlikte kendi atalarıyla arasında bir bağ kurduğuna inanıyor.

Warren King ile ilgili detaylı bilgi için tıklayabilirsiniz.

Share This:

Yeni bir dergi: ‘Tuhaf Dergi’ Yayında


Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Gündüz Vassaf, Burak Aksak, İsmail Saymaz, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen edebiyatçı, müzisyen ve gazetecileri Tuhaf Dergi’de bir araya geldiler.

Derginin ilk sayısının kapağında Fransız yazar ve filozof Albert Camus bulunuyor. ‘Sana da öyle gelmiyor mu’ mottosuyla yola çıkan derginin ilk sayısında açılış yazısını Ahmet Mümtaz Taylan yazdı. Senarist Ercan Mehmet Erdem, senarist ve oyuncu Levent Kazak, gazeteci Nebil Özgentürk, yönetmen, senarist ve şair Barış Pirhasan, müzisyen Kalben ve fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut, usta gazeteci Selahattin Duman gibi isimlerin yanında Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Ülkü Tamer ve dünya edebiyatının önemli isimlerinden İsrailli yazar Etgar Keret de hikâyeleriyle her ay Tuhaf Dergi’de yer alacak.

İlk sayıda Tuhaf Dergi’ye röportaj veren isimler ise Türk sinemasının en önemli kadın oyuncularından Müjde Ar ve Altın Koza ve Altın Portakal sahibi yönetmen Reha Erdem. Ayrıca Türkiye’de matematik denilince akla gelen Ali Nesin her ay matematik problemleriyle Tuhaf Dergi’de olacak.

Uluslararası alanda birçok ödül sahibi, Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden Hakan Günday ve Türkiye’nin en önemli oyuncularından Ahmet Mümtaz Taylan her ay devam edecekleri ‘Tahin Pekmez’ köşesi için ilk sayıda propagandayı konuştular. Gazeteci İsmail Saymaz bugüne dek yaptığı haberlerin peşine Tuhaf Dergi için tekrar düşüyor, felsefeci Ahmet İnam ise felsefe yazıları ile Tuhaf Dergi’de yer alıyor.

24 Mart 2017 Cuma günü itibariyle tüm Türkiye’de gazete ve dergi satan her yerde olan Tuhaf Dergi’nin tam yazar kadrosu ise şöyle: Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Burak Aksak, İsmail Saymaz, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan, Etgar Keret, Ülkü Tamer, Ali Nesin, Sevan Nişanyan, Ercan Mehmet Erdem, Levent Kazak, Tayfun Pirselimoğlu, Ebru Ceylan, Gündüz Vassaf, Mehmet Yaşin, Nebil Özgentürk, Barış Pirhasan, Selahattin Duman, Mercan Dede, Ahmet İnam, Hasan Saltık, Yıldız Ramazanoğlu, Mehmet Turgut, Kalben, Bülent Somay, Işıl Cinmen, Ayça Örer, Eylem Kaftan, Ömür İklim Demir, Egemen Alper, Ethem Baran, Mustafa Orman, Kerim Altınbaşak, Serkan Akkoyun, Ali Bulunmaz, Cem Duran, Nurhak Kaya.

Share This:

İdil Biret’ten Sagalassos Vakfı yararına konser

Sagalassos Vakfı, Burdur’un Ağlasun ilçesinde bulunan Sagalassos antik kentini korumak ve tanıtmak amacıyla çalışmalar yürüten bir vakıf.

Çağımızın en büyük virtüözlerinden ve aynı zamanda Sagalassos Vakfı kurucuları ve Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alan İdil Biret  de Sagalassos Vakfı yararına 17 Nisan Pazartesi akşamı saat 20.00’de İş Sanat Konser Salonu’nda bir konser verecek.

İdil Biret’in bu konserdeki programında Bach’ın Re minör Kromatik Fantezi ve Füg’ü ile Kempff’in piyanoya uyarladığı Fa Majör Flüt Sonatı, Chopin’in Si minör Sonatı opus 58, Ravel’in Gaspard de la Nuit başlıklı eseri ve Prokofiev’in 2 numaralı Sonat’ı yer alıyor. Ünlü sanatçımız bu konserin hemen ardından aynı repertuvarı Mayıs ayında Şikago’da da seslendirecek.

Konserin biletleri 200, 120, 90, 75 ve 50 TL fiyat seçenekleriyle Biletix’te.

Share This: