Küçük Prens – Le Petit Prince

littleprince_001O bir şapka mıydı yoksa fil yutmuş bir yılan mıydı? Bazı şeyleri nasıl görmek istersek öyle görürüz ve karşımıza hep yanlış anlaşılmalar çıkar. Peki bunlar düzeltilemez midir?

En baştan baksak aynı resme, hatta alsak elimize kalemlerimizi, fırçalarımızı boş bu tuvale yeniden çizsek düşündüklerimizi…

Sonra aynı noktadan baksak, baksak ve yorumlasak. Yanlışlara meyil etmeden, gözlerimizi kaçırmadan ve hatta çıldırmadan.

Resimler ve notalarla giyinebilir mi insanlar? Suçluluk insanı çırılçıplak ve yapayalnız bırakır mı sokaklarda?

Endişeler en olmadık zamanda kuruntu denizinde boğulmaya sebep olur mu? Gözlerden kitaplar dolusu özür yaşları düşer mi?

O bir şapka mıydı yoksa fil yutmuş bir yılan mıydı?

Sıyrılma zamanı şimdi yanlışlardan. Yeniden bir oyuna başlamak lazım.

******
Yüksek tavanlar, ucu bucağı olmayan hayaller ve yarım kalan oyunlar mıydı bizim hayattan beklentilerimiz?

Bir anda kendini en çamurlu en dip ve en karanlıkta bulmak mıydı göze alabilmek çılgınlıkları?

Aşk neydi? Kimdeydi? Nasıl anlaşılır ve nasıl fütursuzca kollarına atabilirdin kendini?

Çılgınlık ve hatta delilik, aşk ile aynı bedeni paylaşan farklı ruhlar. Muhakkak ki mantığı da yoktu bu işin.

Pişmanlık? Ah evet, yolu yordamı olmadan sadece 1 dakika için gözden çıkartılanlar. Mesela gurur…

En çamurlu, en karanlık hatta en olunmaması gereken yerde olmak, gözlerinde ve aklında…

İşte o an bütün bulutlardan mutsuzluk damlar ve sırılsıklam kalırsın ve bi ışık ararsın…
******
Umut ne fena şey değil mi? Etrafını çepeçevre sarmış olumsuzluklar varken hele…

O bir şapka mıydı yoksa fil yutmuş bir yılan mıydı?

Sıyrılma zamanı şimdi yanlışlardan. Yeniden bir oyuna başlamak lazım…

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.