‘Rus Sinemasında Kadınlar’ Pera Film’de


Pera Film, Seagull Films iş birliğiyle hazırlanan Rus Sineması’nda Kadınlar programı, 20. yüzyıl ve günümüz Rus sinemasında kamera önü ve arkasında kadınların bulunduğu yapımlardan bir seçki sunuyor.

Programda kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan Kanatlar, Bayır, Akortçu, Evcil Hayvanlarla Seyahat ve Ben Hariç Herkes Ölsün’ün yanı sıra çalkantılı zamanlardan geçen güçlü kadın karakterleri tasvir eden Leylekler Uçarken ve Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor da yer alıyor.

Program şöyle:

18 Mart – 02 Nisan 2017 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde izleyebilirsiniz.

Share This:

United Colors of Benetton’dan #UnitedbyHalf Kampanyası

Tüm dünyadaki kadınların güçlendirilmesi çalışmalarına aktif katılmayı taahhüt eden United Colors of Benetton, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, Hindistan’da başlattığı #UnitedByHalf kampanyasını bir video ile tanıttı.

Dünya çapında yayınlanacak videoda, ikili ilişkilerde kadın ve erkeğin eşit olduğu belirtilerek, kadınların maruz kaldığı sosyal tabulara dikkat çekiliyor. Toplumsal normların sorgulandığı projede, cinsiyet eşitliği kavramının erkekler üzerinden benimsetilmesi hedefleniyor.

Gelişmekte olan ülkelerde, doğrudan kadınların yaşamına etki eden projelerde yer almaktan gurur duyduklarını belirten Benetton Group Sürdürülebilirlik Programı Başkanı Chiara Mio, “İtalya’dan sonra en büyük ikinci pazarımız olan Hindistan’da kadınların içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek, mesajımızı özellikle erkeklere iletmek istiyoruz.” diyor.

Benetton Group’un sürdürülebilirlik stratejisi dahilinde, 2015 yılı Ekim ayında başlatılan WE Programı, Birleşmiş Milletler 2020 Sürdürülebilirlik Hedefleri doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi amacıyla beş temel öncelik belirledi: Sürdürebilir bir yaşam, ayrımcı olmayan eşit fırsatlar, kaliteli eğitim, sağlık hizmetleri, kadına her türlü şiddete karşı mücadele.

 

Share This:

Siyah Kadife Kurdele

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen New York Moda Haftası’nda birkaç defilede dikkat çeken bir detay vardı: Siyah kadife kurdeleler.

Hem Tory Burch hem de Marchesa defilelerinde bu küçük ayrıntıyla çok tatlı bir görünüm oluşturmayı başarmıştı bence. Modayı takip eden biri olmasam da ben de saçlarım biraz daha uzadığında saçlarımı bu şekilde toplamayı düşündüm. Elegant görünmeye de yardımcı değil mi?

Bunlar Tory Burch defilesinden:

Bunlar da Marchesa:

Share This:

Arapça Kelimeler Anlamlarına Dönüştü

Yazının başlığını yazmak zor oldu. Ama Arap illüstratör Mahmoud El Sayed’in küçüklüğünden itibaren büyük ilgi duyduğu kelimelerin anlamlarını illüstrasyonlara dönüştürdüğü işleri paylaşmadan edemezdim.

Mahmoud’un çizdiği 40 farklı kelimenin hepsini merak ederseniz bu linkte bulabilirsiniz. Ben de burada sizinle en beğendiklerimi paylaşacağım. 🙂

Share This:

2017 Dünya Basın Fotoğrafları Yarışması’nı kim kazanmış?

Fotoğraf tanıdık değil mi? Rus büyükelçisini vuran ruh hastasının kan donduran görüntüsü. Burhan Özbilici çekmiş.

60. Dünya Basın Fotoğrafları yarışmasını da, 125 ülkeden 5 binden fazla fotoğrafçının 80.408 fotoğrafla katıldığı yarışmanın da birincisi olmuş.

Jüri başkanı bu fotoğrafın etik açıdan sakıncalı olduğunu düşünerek olumlu oy kullanmasa da, zamanımızın nefret hissinin insan yüzündeki yansımasını bu kadar zor bir anda yakaladığı için de çok etkileyici bulunmuş.

Bu haberi paylaşmak istedim ama yazının ana görselini bu fotoğrafı yapmaya gönlüm el vermedi. Kazanan fotoğraflara baktığımda daha umut dolu güzel fotoğraflar paylaşmak istedim, fakat neredeyse hepsi savaş, doğal afet, sefalet ve umutsuzluk içeriyordu.

Ben de doğa fotoğrafı birincisi kaplumbağayı paylaşmaya karar verdim.

Share This:

Selfie Müzesi

Olivia Muss adında biri, Danimarka Ulusal Müzesi’ni gezerken aklına bir fikir gelmiş. Eski resimleri selfie çekiyormuş gibi değiştirip, bir tumblr sayfası açmış. İnsanlar da müze gezerken, tabloları selfie çekiyormuş gibi kullanmaya başlamış ve #museumofselfies akımı başlamış.

Ben de bir sonraki müze ziyaretimde bu akıma katılacağım.

Share This:

45. İstanbul Müzik Festivali Programı Açıklandı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda düzenlenecek İstanbul Müzik Festivali bu yıl 45. yaşını kutluyor.  İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “sıradışı” bir programla 29 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

İstanbul Müzik Festivali bu yıl “Sıradışı”temasıyla müzikseverlere, klasik repertuvarın yanı sıra yeni keşifler, disiplinlerarası çalışmalar, multimedya öğelerinden yararlanan yapımlar ve farklı dönemler ve müzik türleri arasında etkileşim kuran performanslarla yepyeni konser deneyimleri yaşatacak bir program sunuyor.

İstanbul Müzik Festivali, programında St. Petersburg Rus Oda Filamornisi, Viyana Oda Orkestrası, Londra Oda Orkestrası, Ebéne Yaylı Çalgılar Dörtlüsü gibi seçkin topluluklardan Hüseyin Sermet, Fazıl Say, Alina Pogostkinave Mathias Goerne gibi usta solistlere ve genç kuşak sanatçılara, 600 aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 15 mekânında ağırlayacak.

Share This:

Sanat eserleri lego olursa…

İtalyan artist Stefano Bolcato, klasik haline gelmiş sanatsal figürleri lego halinde düşünmüş. Frida Kahlo, Leonardo Da Vinci, Andy Warhol ve niceleri sarı kafalı lego adamlara dönüşmüş.

Bakın ortaya neler çıkmış? 🙂


 

Share This:

Alt Sanat Mekanı’nda Yeni Yerleştirme Basel Abbas ve Ruanne Abou-Rahme’den

 

Alt Sanat MekânıBasel Abbas ve Ruanne Abou-Rahme’nin yeni yerleştirmesi, Ve yine de maskem kudretli’yi (2016) sunar. Mitoloji, ekoloji ve sömürgeye karşı direniş arasındaki ilişkiyi irdeleyen iş ile sanatçılar tamamlanmamış yeni anlatımlar hayal ediyor.

Ve yine de maskem kudretli iki bölümden oluşuyor. İlki ses ve bir yeri inşa etmek ya da yok etmek için kullanılabilecek küçük, garip objelerin de dahil olduğu, beş kanaldan oluşan, izleyiciyi içine alan bir video yerleştirmesi. Videoda eski Filistin şehirleri ve köylerine duygusal bir yolculuk ile harabeleri yeniden ziyaret etme tecrübesi naklediliyor. İmgelerin üzerine Adrienne Rich’in batmış bir geminin enkazına doğru inen bir dalgıcın perspektifinden yazdığı şiiri Enkaza dalmak’tan (1971) alıntılar getiriliyor.

Ve yine de maskem kudretli’ nin ikinci bölümü, iki galeriye yayılıyor. Yeni bir ses işi ve işin altyapısını oluşturan çeşitli malzemeler geniş bir şekilde sergileniyor. Sanatçıların harabelere yaptıkları ziyaretler üzerine bir diyalog olarak kurgulanmış ses yerleştirmesi, ‘sanki sömürgeci bir mantığa rağmen ele geçirilmiş olan, sanki hala hayatta olan mekânlar, sömürge ile başkasının egemenliğine izin vermeyen doğa-ekoloji-peyzaj arasındaki ilişkiyi açığa çıkarıyor.’[2]

Gösterilen malzemeler arasında imgeler, kitaplar, diyagramlar, buluntu objeler, kurutulmuş bitkiler, kayalar ve 3 boyutlu maske heykeller var. Maskeler, şiirdeki dalgıç maskesine referans veriyor; kendini güçlendirme, mitolojik bir güç ile korunmanın sembolleri haline geliyor. ‘Batı Şeria’da bulunduktan sonra özel koleksiyonlarda saklanan neolitik maskeler, hacklenerek 3 boyutlu baskıları alınıyor. Siyah kayak maskesine korkutucu bir benzerliği bulunan maskelerin kopyaları Filistin’de dolaşıma sokuluyor. İsrail’de yıkılmış bir Filistin köyünde, bir grup genç maskeyi takıyor.[3]

Bu kazara yaşanan ritüel ve mit anında başkası olmak, anonim olmak.’[4]

Sergi tarihi: 15 Şubat-16 Nisan 2017

Serginin açık olduğu saatler: Salı-Cumartesi 13.00 – 21.00, Pazar 11.00 – 19.00

 

Share This:

Mart’ta Babylon’da kimler var?

Babylon’un Mart programına bayıldım ve sizlerin de haberi olsun diye aşağıda paylaşıyorum.

Gitme ihtimalim olanları da renkli yaptım. Belki birlikte gideriz. 🙂

1 Mart 2017 Çarşamba
Eskiz: “Beterin Beteri Var” Albüm Lansmanı
2 Mart 2017 Perşembe
Nilipek. – Can Güngör
4 Mart 2017 Cumartesi
Abstraxion (Live) @Midnight Session
9 Mart 2017 Perşembe
Adamlar
10 Mart 2017 Cuma
Stavroz (Live)
11 Mart 2017 Cumartesi
Demonation Festivali No:7 – 2. Gün
14 Mart 2017 Salı
Gökçe Kılınçer
15 Mart 2017 Çarşamba
Jehan Barbur
16 Mart 2017 Perşembe
Kaan Tangöze
17 Mart 2017 Cuma
Red Axes (DJ Set) @Midnight Session
18 Mart 2017 Cumartesi
Butch @Midnight Session
22 Mart 2017 Çarşamba
Redd
23 Mart 2017 Perşembe
Mehmet Erdem


29 Mart 2017 Çarşamba
Can Kazaz
30 Mart 2017 Perşembe
İlhan Erşahin’s Wonderland ft. Hüsnü Şenlendirici
31 Mart 2017 Cuma
Oceanvs Orientalis vs İlhan Erşahin

Share This:

36. İstanbul Film Festivali İçin Geri Sayım Başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 36.’sı düzenlenen İstanbul Film Festivali bu yıl da sinemaseverlere en yenilerden klasiklere, usta yönetmenlerin başyapıtlarından yaratıcılığın sınırlarını zorlayan filmlere zengin bir program sunacak.

20’nin üzerinde bölümde yaklaşık 200 filmin yanı sıra ücretsiz olarak gerçekleştirilecek usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, sinema dersleri ve özel etkinlikleriyle festival on bir gün boyunca İstanbul’da sinema dolu günler yaşatacak.

Fransız yönetmen Olivier Assayas’ın başrolü Kristen Stewart’a teslim ettiği son filmi Personal Shopper, dünya prömiyerini Cannes’da Altın Palmiye için yarışarak yaptı. Assayas’a Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren Personal Shopper, ünlüler için özel alışveriş elemanı olarak çalışan bir genç kızın “öte tarafla” irtibat kurmayı takıntı haline getirmesini anlatıyor.

Avangart sinemanın en tanınmış isimlerinden, 87 yaşındaki Şili asıllı Fransız yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin son filmi Endless Poetry, büyük ustanın planladığı otobiyografi beşlemesinin ikinci filmi. Serinin ilk filmi olan Gerçeğin Dansı’nın ardından çekilen melankoli, mistisizm, tarot, maskeler, grotesk fikirler ve görüntülerin bir araya geldiği Endless Poetry, “geceyarısı sineması” kavramının yaratıcısı Jodorowsky’nin sözleriyle “hayatını manevi ve sanatsal bir farkındalık yaratmaya adamış bir adamın güzellik arayışına bir övgü”.

Avusturya toplumunun en karanlık noktalarını günışığına çıkaran sıra dışı sinemacı Ulrich Seidl’ın önce Venedik, ardından da Toronto film festivallerinde gösterilen son filmi Safari, yine rahatsız edici, yine kışkırtıcı ve şaşırtıcı. 2014’te In the Basement / Bodrumda filmini festivalde izlediğimiz Seidl bu kez de Afrika’ya av amacıyla giden Avrupalı turistleri ve av sürecini tüm vahşetiyle izliyor.

Brie Larson, Sam Riley, Armie Hammer, Cillian Murphy ve Jack Reynor’ın da dahil olduğu müthiş bir oyuncu kadrosu bulunan Free Fire, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı; İngiltere ve ABD’de gösterime Nisan ayında girecek. İngiltere’nin en özgün yönetmenlerinden Ben Wheatley’nin geçen yıl festivalde de gösterilen Ballard uyarlaması High-Rise / Gökdelen’den sonra çektiği Free Fire, yönetmenin sözleriyle “modern bir 70’ler filmi”. Filmde 12 adam ve bir kadın, korsan bir silah satış anlaşması yapmak üzere Massachusetts’de bir depoda buluşuyor, ancak anlaşma sağlanamayınca silahlar konuşmaya başlıyor.

Hem Cahiers de Cinema’ya hem de BBC Culture anketine göre 2000’li yılların en iyi filmi, Roger Ebert’in “hipnotize edici, gerçeküstü bir rüya manzarası” sözleriyle nitelendirdiği Mulholland Drive, “yeni kara film” türünün en özgün örneklerinden. David Lynch’in en çok tartışılan ve en az anlaşılan yapıtı Mulholland Drive, Nisan ayındaki dünya prömiyerinin hemen ardından festivalde 4K restore kopyasından gösterilecek. Filmin İngiltere’de sinemalarda gösterime girişi, Mayıs ayında Twin Peaks’in dönüşüne denk gelecek. Filmin restorasyon sürecini Lynch şahsen yürüttü. Başrollerinde Naomi Watts, Justin Theroux ile Laura Harring’in yer aldığı, “kült” sıfatını hakkıyla taşıyan bu benzersiz film, Lynch’e Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü, bir de Oscar adaylığı getirdi.

Philadelphia, Mill Valley film festivallerinde izleyici ödülleri alan Lost in Paris, yaşamın mutluluk veren yönlerinin beyazperdeye yansıdığı, rengârenk bir komedi. Fransız Yeni Dalgası’nın unutulmaz filmlerinden Hiroshima mon Amour ve Michael Haneke’nin Amour / Aşk filmlerinin yıldızı Emmanuelle Riva, geçtiğimiz hafta hayatını kaybetmişti.

Şimdilik festival haberleri bu kadar. Zamanla açıklanacak detayları ve festivalle ilgili bilgileri sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

Share This:

Kültür ve sanat hayatında ne kadar varız?

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) kültür politikaları çalışmaları kapsamındaki altıncı raporu “Kültür-Sanatta Katılımcı Yaklaşımlar” başlığı ile yayımlandı.

Türkiye’de kültür-sanat hayatına katılma ve katılmama nedenlerini inceleyerek yola çıkan rapor, bu alanının “kullanıcılarının” kimler olduğunu anlamaya çalışıyor. Farklı izleyici profillerinden daha fazla kişinin kültür-sanat etkinliklerine katılmasının sağlanması için Türkiye ve dünyadan iyi uygulamalar, iş birliği modelleri ve yenilikçi yaklaşımlar sunuyor.

Rapordaki veriler, GfK araştırma şirketi tarafından İKSV paydaşlarıyla yürütülen kalitatif araştırma ve 15 ayrı şehirde Mart ve Eylül 2016 aylarında gerçekleştirilen omnibus araştırmalarının yanı sıra İstanbul’da kültür-sanat alanında faaliyet gösteren, kamu veya özel sektör destekli veya bağımsız 17 kurumla gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçlarına dayanıyor.

 

Raporun sonuçları çok vahim. Şöyle ki; toplumun yüzde 49’u hiç sinemaya gitmemiş; yüzde 39’u hiç kitap okumuyor; yüzde 66’sı konser, tiyatro ya da opera gibi herhangi bir etkinliğe katılmamış; yüzde 81’i hiçbir enstrüman çalmıyor; yüzde 57’si video, VCD, DVD ya da internet üzerinden film veya dizi izlemiyor; yüzde 47’si dergi okumuyor; yüzde 86’sı bir hobi kursuna hiç gitmemiş.

GfK araştırmasının sonuçlarının da referans gösterildiği raporda, kültür-sanat etkinliklerine katılımın en çok eğitim seviyesi yüksek olan gruplarda yüksek olduğuna işaret ediliyor.

Raporun tamamına iksv.org adresinden ve AppStore’dan indirilebilen İKSV Kitaplık uygulamasıyla iPad’inizden okuyabilirsiniz.

Share This: