Yaşlanıyorum. Otuzlarıma yaklaşırken, klasik depresyon belirtileri kapının arkasından kendilerini zaman zaman göstermeye başladılar bile. Mesela artık yeni insanlar tanımak zorlaşıyor. Her gün bir sürü kişiyle tanışsam da, aslında hepsi kuru birer kalabalıktan öte gitmiyor. YüzeyselContinue reading
Kategori: Yazdıklarım
İtalya Günlüğü 5 – Roma – Napoli
Paris post’unu yazmam gerekirken, hala İtalya turunu bitirmemiş olduğum aklıma geldi. Roma ve Napoli’yi, yani İtalya gezimizin son ayağını yazmasam olmazdı. İşte başlıyorum! Floransa’dan sonra istikametimiz Roma’ydı. Roma’ya vardığımızda ilk olarak panoramik şehir turu yaptık.Continue reading
Sık Yapılan İmla Hataları
İnsan editör olunca, bir taraftan da redaktörlük yapınca, en büyük mesleki deformasyonu yanlış yazıldığını gördüğü her kelimeyi ister istemez düzeltmeye çalışması oluyor. İmla hataları da kabusu oluyor. Çoğu zaman itici görünmeyi göze alarak, her “şey”Continue reading
Stockholm Sendromu
“Galat-ı meşhur, lugat-i fasihten evladır.” demişler. Doğru bilinen yanlışlar için söylenen bir deyim bu. Uzun süre kullanılan galat-ı meşhurlar, galat-ı meşru’ya dönüşüyorlar. Genelde eski dilden günümüze gelen kelimelerde bu tür yanlış kullanımlarla karşılaşıyoruz. Mesela fakirContinue reading
Türbülansta Sorular
Uçağın türbülansa girdiği o birkaç dakikada neler geçer aklından insanın? Neden sevdiğimiz insanlara daha çok seni seviyorum demediğimiz mi? Neden boş yere insanları kırdığımız mı? Yaptığımız gurur mu yoksa? Hayat bir saniyede sona erebilecek kadarContinue reading
Jenga
Hayalkırıklığına uğradığım aşkların ardından, üst üste koyduğum taşlarla sağlamladım duvarlarımı yıllarca. Tıpkı jenga taşlarını yerleştirir gibiydi. Ne kadar yükseğe çıkarsam katlarımı, o kadar aşamayacaklardı sanki. Bir tuğla, bir tuğla daha… Çok sağlam olduğunu, kimsenin yıkamayacağınıContinue reading
Yaz(a)mıyorum
“Eminim ki eğer kağıtları karalamasaydım, uzun zaman önce kendimi öldürmüş olurdum. Yazmak olağanüstü bir tesellidir.” demiş E.M. Corian, Ezeli Mağlup’ta. Sait Faik de “Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstanContinue reading
İyi ki doğmuş bebekimm!
Doğduğu günü hatırlamıyorum, çünkü 20 aylıkmışım. 20 aylık dediğimi duysa yine kızar, neden 2 yıla yuvarlamıyorum, neden bu kadar ayrıntıcıyım diye. Çünkü seneler boyu “Aranızda kaç yaş var?” sorusuna “20 ay” diye cevap verdim ben.Continue reading
Şehir Tiyatroları’nda “Romeo ve Juliet”
Geçtiğimiz Pazartesi günü çok sevgili arkadaşım Hande’nin asistanlığını yaptığı Romeo ve Juliet oyununun galasına gittik. Daha önceden bildiğim bir şeyin aksine yeni bir bilgi edindim. Tiyatroda gala ilk oyun demek değilmiş, sinemada öyle olduğu içinContinue reading
Prensesi Uykusundan Uyandırabildik mi?
10 Kasım Çarşamba sabah ilk işimiz annecimle birlikte kalkıp, Fikrimühim ekibinin davetiyle gittiğimiz, Çağan Irmak’ın son filmi olan Prensesin Uykusu‘nu izlemek oldu. Gmall Cinebonus’a gittiğimizde çook sevgili arkadaşlarım Riella, Neslihan, Renan ve Cem’den oluşan FikrimühimContinue reading
Diesel ‘Be Stupid’ Kampanyasından Çarpıcı Kareler
2010 Yazı geride kalırken akıllarda en çok kalan kampanyalardn biri olan Diesel’in ‘BE STUPİD’ kampanyasından bazı kareleri paylaşmak istedim. Diesel bu reklamlar için Londra’daki Anomaly ajansıyla çalıştı. Bence ‘Be Stupid’ – ‘Aptal OL’ diyerek, herContinue reading
Yap-boz
Algıda güçlük, algıda hiçlik ya da algısızlık… Ya da yalnızlık… Yalanlar, dolanlar, kaçanlar ve arkada kalanlar. Elimizde ne kaldıysa, her neyse artık yaşananlar… ve yaşanamayanlar.. Kafam bir yerde, ben bir yerde. Aklım nerelerde geziniyor kimbilir??Continue reading




