Erdem Pre-fall 2017 Koleksiyonu

Daha önce de blogumda İngiltere’de yaşayan Türk modacı Erdem Moralıoğlu’nun koleksiyonlarına yer vermiştim.

Pre-fall 2017 koleksiyonuna rastladığımda da yine bu harika tasarımları paylaşmak istedim. Sanki eski yıllardan kalma desenleri ve kumaşları kullanmasına rağmen modernliği de hissedebildiğimiz tasarımlar bana çok hitap ediyor.

Tabii param bu tasarımları almaya yetmese de, fotoğraflara bakıp hoşuma gitmesine de engel olmama gerek yok değil mi? 🙂

Nasıllar harika değil mi?

Share This:

Maltın Peşinde : İskoçya 1- Glenfiddich ve Speyside

Geçtiğimiz ay gitmeyi en çok istediğim ülkelerden biri olan İskoçya’daydım. Gidiş nedenim de maltın peşinde bir viski macerasıydı. Glenfiddich damıtma tesislerini gezerek bol bol viski tadacaktık. Ben tam bir viski insanı olmasam da babasının kızı olduğum için çok da zorlanmayacaktım.

jonab castle glenfiddich

İstanbul’dan Edinburgh’a doğru sabahın erken saatlerinde yola çıktıktan sonra, ilk durağımız Jonab Castle’dı. Uzun bir uçuşun ardından biraz da otobüs yolculuğuyla yemyeşil ve huzurlu doğanın ortasında hem otel hem de kale olan harika bir yere geldik. Burası ilk yemek molamızdı. Fish and chips’e bir İskoç birası eşlik etse de, Glenfiddich 15 years’tan tatmayı ihmal etmedik.

hotel craigellachie speyside

Sonra rotamızı iki gece konaklayacağımız Speyside’a vardık ve korku filmlerinden fırlamış otelimiz Craigellachie‘ye yerleştik. Ben otele ve odama bayıldım. Yemek saatine kadar biraz dinlendikten sonra ilk gece yemeğimizi Highlander Inn’de yedik. İskoçya’ya özgü tatları denemeyi tercih ettik. Ben bezelye çorbasının üzerine, Pie&Mash yedim. Haggis’i de ara sıcak olarak denedim. Haggis işkembenin içine baharatlar bulgur, üzüm gibi şeyler doldurularak yapılıyormuş. Bana çok yağlı geldi sevmedim.

quaich bar

Otelimizi barı The Quaich tam bir içki cennetiydi, duvarlardaki dolapların içinde sayısız farklı viski vardı. Ee tabii İskoçya’nın viski bölgesindeydik ve bundan doğal bir şey olamazdı. Ben ilk gece çok yorulduğum için odama çıkıp uyumayı tercih ettim. Odaya girdiğim andan itibaren beni büyüleyen retro radyodan çalan BBC radyonun klasik müzik eserleri eşliğinde harika bir uyku çektim.

speyside

iskoç ineği

Ertesi sabah erkenden kahvaltıya kalktık. Heyecanlıydım, çünkü hem İskoçya’daydım hem de daha önce hiç görmediğim viski damıtma tesislerini gezecektik. Otelin güzel kahvaltısının ardından, doğayla baş başa bir yolculuk sonrası Glenfiddich tesislerindeydik. Tesisi gezmeden önce sinema odasına girdik ve hikayesini öğrendik.

glenfiddich distillery

Glenfiddich tesisleri 1887’de kurulmuş. Hatta William Grant tesisi yaparken, taşları kendi elleriyle yerleştirmiş ve 371 günde tamamlamış. 100 yılı aşkın bir süredir her gün çalışan tesise, günde 100 ton arpa geliyormuş altı kamyonla.

Bu arpalar da Robbie Dhu nehrinden gelen 700 bin ton kaynak suyu ile birleşip dünyanın en iyi viskilerine dönüşüyormuş. Burada öğrendiğim şey suyun viski yapılırken ne kadar önemli olduğu oldu. Ben böyle sanmıyordum 🙂 Hem Glenfiddich hem de Balvenie viski damıtım tesisleri bu nehrin vadisinde kurulmasının nedeni de Robbie Dhu nehri. Bu sayede maltın şekerlenme kıvamı harika oluyormuş.

glenfiddich fıçı

Filmi izledikten sonra önce Washback denilen bölüme geldik. Burada arpanın fermentasyonu sağlanıyordu. Bütün bölümleri anlatmayacağım çünkü bence gidip siz de gezmelisiniz diyerek Viskilerin nasıl damıtıldığını görmek için bir sonraki bölümümüz imbikler. Bu imbikler çaydanlık gibi ısıtılan modellerden. Bu alanda toplam 13 tane var. 5 tanesi ilk damıtımın yapıldığı büyük boyutlu olanlar, sonraki 8 tanesinde de ikinci damıtım yapılıyor. Aşağıda fotoğraf çekemiyorsunuz patlamasınlar diye, biz de birbirimizi yukarıdan çektik 🙂

glenfiddich

Sonraki durağımız fotoğraf çekiminin tamamen yasak olduğu bir bölümdü. Fıçılama yapılıyormuş burada. Viskilerin bekletildiği fıçılar meşeden yapılıyormuş ve iki çeşitmiş: Sherry ve Bourbon.

Sherry İspanyolların kullandığı bir yıllandırma yöntemi, Bourbon ise Amerika’da bir kez kullanıldıktan sonra kullanılmayan fıçıların kullanılması ve bu fıçılarda yıllandırılmasıyla oluyormuş. Bir viskinin viski olabilmesi için en az 4 yıl geçmesi ve %40 alkol oranı olması gerekiyormuş. Yoksa içtiğiniz şeyler viski değilk kendinizi kandırmayın 🙂

glenfiddich

Bütün bu alanları gezdikten sonra viski tadımına geçtik 🙂 Neler denedik neler? 50 yıllık viski bile denedim. Ama bana fazla ağır geldi. 32 yıllık olansa sanırım en güzeliydi.

glenfiddich

Viski tadımı sonrası Glenfiddich hediyelik eşya dükkanında kendi ellerimizle şişelere viski doldurduk ve ismimizi yazarak etiketlerini yapıştırdık. Ahşap korumalığı ile birlikte evde saklamaya başladığım viskimi bakalım ne zaman, hangi özel günde içeceğim? 🙂

 

Share This:

Pöö Labs

Yaz aylarında en sevdiğimiz yiyeceklerin başında dondurma gelir.  Ben ise dondurmayı yaz kış yiyenlerdenim. Ağustos’un en sıcak günlerinden birinde, hatta doğum günümde, değişik bir dondurma deneyimi yaşamak üzere Pöö Labs‘e gittim.

Sıvı nitrojeni dondurmaya dönüştürüyorlar daha acayip ne olabilir.

ece love

Dondurmalar hazırlanırken ilk olarak özel dondurma bazı hazırlanıyor, sonra da taze mevsimsel meyveler, karamelize meyveler, közlenmiş sebzeler, kaliteli çikolatalar, yöresel peynirler gibi değişik lezzetler baza katılıyor.

İlk olarak ‘Kara Orman Meyveli’ dondurmayı denedim.

Daha sonra sıra ‘Vanilyalı Roibos Çaylı’ dondurmaya geldi. Dumanların çıktığı ve beni lezzetten lezzete sürükleyen hurmalı, közlenmiş patlıcanlı dondurma ve redbull’lu vişneli sorbenin ardından, artık dondurmaya farklı bir gözle bakar hale geldim. Özellikle közlenmiş patlıcanlıya bayıldım.

Tüm yaz boyunca her hafta değişen menüsüyle hem klasik hem de mevsim meyvelerini bir araya getiren Pöö Labs’i ben çok sevdik.

Aa, bu arada Pöö Labs‘in isminin nereden geldiğini de söyleyelim. Pöö, buranın köpeğinin adı. Geldiğinizde göremediyseniz, duvarlardaki resimlerden kendisiyle tanışabilirsiniz. 🙂

Share This:

Carluccio’s keyfi artık Nişantaşı’nda

Bilenler bilir Kanyon Carluccio’s açıldığı 2012 yılından beri en sevdiğim restoranlardan biri. Hatta birkaç arkadaşımla değişmez buluşma noktamız oldu. Servisiyle, lezzetleriyle bizi kendine çoktan bağladı.

Şimdi de İtalyan şef Antonio Carluccio’nun kendi adını taşıyan restoranı Carluccio’s ‘un 5. şubesi Nişantaşı Reasürans’ta açıldı. Biz de Merve’yle kutlama partisine katıldık. Antonio Carluccio o kadar tatlı bir adam ki, kendisiyle bir de fotoğraf çekildik. 🙂
carluccios

Davetteki ikramlar da her zamanki gibi çok lezzetliydi. Schiacciata con ricotta, mantarlı risotto, porcini mantarlı ve keçi peynirli pizza, tiramisu ve daha neler neler… Kilolar almış başını gitmiş de olsa, davette rastladığım arkadaşlarım bunu yüzüme de vursa tabii ki hepsinden tattım. Afiyet olsun bana. 🙂

Sizler henüz Carluccio’s ‘u denemediyseniz ve İtalyan lezzetlerini seviyorsanız; Kanyon ve Nişantaşı’ndan başka Göktürk, Çiftehavuzlar, Akasya şubelerini de ziyaret edebilirsiniz. Pizzaları ve makarnalarının yanı sıra şarapları da harika. Benden size tavsiye!

Share This:

Espadril Modası

Oldum olası rahatlığı seven bir insanım, topuklu ayakkabı giymektense spor ayakkabı giymeyi tercih ediyorum zorda kalmadığım sürece. Küçükken espadrillerim vardı, onlar da çok rahattı. Şimdi de ilk olarak H&M’in ilk bahar koleksiyonunda görmüştüm yeni sezon espadrilleri bir de baktım ki Havaianas’ da çıkarmış. 80’li yıllara imzasını atan ünlü bez ayakkabı “Espadril” hem kadınlara hem erkeklere üretilmiş ve geri dönüyor.Peki nerede bulabileceğiz bu espadrilleri? Boyner, YKM ve Beta Mağazalarından satışa sunulacak espadriller birçok renk çeşidine sahip. H&M’de de var.

İster jeanlerle ister uçuşan elbiselerle kombinleyin farketmez, hepsine çok yakışır 🙂

 

Update: Bu yazıyı 7 Mart 2011’de yazmıştım. 3 seneden fazla olmuş. Ama espadriller hala moda. Benim bu sezon favorilerim Vakko’da satılan Soludos’lar. Soludos, ‘güneşe selam’ demek.

Soludos espadriller hem kadınlar hem de erkekler için üretiliyor ve Hollywood starlarının da tercihi. Ben hepsine bayıldım. Bu sezon espadril almak için Vakkorama’ları ziyaret edeceğiz sanırım 🙂

SOLUDOS

SOLUDOS_Vakkorama

Desenleri ve rahatlığıyla bu yaz da espadrillerin yılı olacağa benziyor.

Share This:

Murakami’nin Canavar Büyüsü

Harper’s Bazaar dergisinin Aralık-Ocak sayısında bir çekim dikkatimi çekti. Murakami’nin dünyasına dalan bu çekimde ilginç kareler var. Fakat Murakami deyince yazar Haruki Murakami sanmayın, bahsettiğim güzel sanatlar alanında eserler veren Takashi Murakami. 90’lardan beri sanat arenasından olmasına rağmen, şimdiden kült olmayı başarmış bir isim. Ve şimdi de bir film yönetmiş.

murakami1

 

Peki Takashi Murakami kim? Takashi Murakami uluslararası alanda eserler veren Japon bir sanatçı. 1962 doğumlu. Resim, heykel gibi geleneksel sanat alanlarında eserler verse de, bunun yanında reklam, moda gibi ticari sanat diyebileceğimiz alanlarda da ismine sıkça rastlamak mümkün.

murakami2

 

Eserleri klasik sanat ve sokak sanatı arasındaki belirginliğin tam da net olmadığı türden eserler.  Parlak renkli, çocuksu ve füturistik olması en belirgin özelliklerinden. Ve bu yüzden de Murakami’nin eserleri hemen anlaşılabiliyor.

Murakami ayrıca manga ve anime kültüründen de çok etkilenmiş bir sanatçı. 2000 yılında Los Angeles Çağdaş Sanat Müzesi için küratörlüğünü yaptığı bir grup sergisinin katalogunda kendi ürettiği “superflat” teorisinii kendisi ve kendisine benzeyen sanatçılar için kullanmış. Yani savaş sonrası Japon toplumunun yaşayışı ve  değişen kültürüyle birlikte, geleneksel Japon tarzından etkilenip bunları eserlerinde yansıtan sanatçılar için.

Teoride, Japon tarihi boyunca var olan manga ve anime kültürünün iki boyutlu olarak günümüzde de devam eden etkilerinden bahsediliyor. Superflat ayrıca daha önce bahsettiğim yüksek ve alçak sanat ayrımının arasındaki keskinliği kaldırarak, buradaki Batı tarzı ayrımı da ortadan kaldırıyor.

murakami3

 

Bu teoride yer alan yüksek ve alçak kültürle, savaş sonrası Japon toplumunun sosyal sınıf ve popüler zevklerinin bastırılmış olduğunu iddia eden Murakami, bu teoriyi sanatsal  bağlamının arka planına yerleştirdi ve işlerinde bunu temel almaya başladı. Küratörlüğünü yaptığı sergiler da bunun üzerine gelişti ve onun sayesinde Japon yaratıcı sanatı deniz aşırı ülkelerde de tanınmaya başladı.

murakami4

 

2002 yılında Marc Jacobs’un davetiyle, Louis Vuitton için tasarladığı çanta koleksiyonu en başarılı sanat-moda iş birliklerinden biri sayılıyor. Bu iş birliği uzun yıllar devam etti. 2007 yılında Kanye West’in Graduation albümünün kapağının tasarımını yaptı. Japonya’da yerel bir emlak kampanyasının işlerini yaptı.

“© Murakami” isimli retrospektifiyle Los Angeles Modern Sanatlar Müzesi’nde, 2010’da ise Château de Versailles’da kendi solo sergisini açabilen 3. isim oldu.

Ve Murakami şimdi de global kültürel birikimiyle, kendi sanatıyla teşvik ettiği genç sanatçıların yanı sıra çocukların hayal gücünü kullandığı filmi “Jellyfish Eyes” yani “Denizanası Gözleri” filmini çekti. Bu filmi çekmesinde de küçükken ailesinin hediye ettiği ilk manganın büyük etkisi var. Yalnız film IMDB’den iyi puanlar alamamış. Ama olsun o sanat dünyasının süper kahramanlarından biri.

Share This:

Grace Kelly İkonu

grace kelly 1

Günümüzde yaşayan bir moda ikonu olduğunu söylemek zor. Ama Grace Kelly yaşadığı dönemde ve kendinden sonraki her dönemde tarzıyla herkesi etkileyen bir isimdi bana göre.

grace kelly in black

Eldivenleri, etekleri, şapkaları, kıyafetleri taşıyışı ve asaleti ile herkesi kendine hayran bırakan Grace Kelly, moda da Grace Kelly Dönemi diye bir dönem bile başlattı.

grace kelly

Fotoğrafçıların belki de Marilyn Monroe’dan sonra, fotoğrafını çekmekten en çok hoşlandığı isimdi.

Oscar_Grace_Kelly

Üç tanesi Hitchcock filmi olmak üzere birçok filmde oynadı. 1955’te ‘The Country Girl’ filmi ile Oscar kazandı, Prens Rainier’le de aynı yıl gittiği Cannes Film Festivali’nde tanıştı.

grace-kelly-wedding

Monaco Prensi Rainier’le  evlendikten sonra Hollywood kariyerini bir kenara bıraksa da, masal gibi bir düğünle evlenip prenses oldu. Evlenirken giydiği Helen Rose tasarımı müthiş gelinlik Philadelphia’daki Sanat Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor.

Daha sonra üç çocuğu oldu: Prenses Caroline, Prens Albert ve Prenses Stephanie.

grace kelly

Hakkında kitaplar yazıldı, ismin geçtiği şarkılar yapıldı. Bunlardan birini Mika söylüyor,  bir başkasını Madonna.

grace-kelly-hermes

Hermes’in hala çok beğenilen Kelly Bag modeli ismini ondan alıyor.

diana grace kelly

14 Eylül 1982’de geçirdiği trajik trafik kazasıyla hayata gözlerini yuman Grace Kelly’nin kaderini, ne yazık ki bir zamanlar arkadaşlık ettiği bir başka zarif prenses Diana da yaşadı ve o da aynı şekilde bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

grace

Ama ne mutlu ki onun zerafeti, şıklığı, asaleti her dönem modaya hala örnek oluyor.

kelly grace

 

Grace-Kelly-7

 

PS: Yazıyı ilk olarak http://www.vitringez.com/blog/author/ecesacar/ adresinde yayınladık. 🙂

 

 

Share This:

Ağaç Evler

Küçükken çok Amerikan filmi izlediğimden midir bilmem, hep bir ağaç evim olsun isterdim. İşte bu post’umda da hepsi birbirinden harika olan ağaç ev fotoğraflarını paylaşmak istedim 🙂

treehouse-1

treehouse-2

treehouse-3

treehouse-4

treehouse-5

treehouse-6

Share This:

Turgut Uyar Göğe Bakma Durağı’nda anılacak

turgut uyar

Şimdiye kadar “Göğe Bakma Durağı” hakkında birçok yazı yazdım bloguma. Bu sefer de sıra Turgut Uyar’ı anma etkinliğinde.

19 Eylül Perşembe saat 19.30’da Çıplak Ayaklar Kumpanyası’ndan Mihran TomasyanOktay Rifat’ın “Ahmet” isimli şiirinden esinlenerek tasarladığı “Sen balık değilsin ki” adlı performansını, YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı’nın ilk geçici yapısı “Göğe Bakma Durağı” için yeniden yorumlayacak.

20 Eylül Cuma saat 18.00’da Turgut Uyar’la Göğe Bakma Durağı başlıklı etkinlikte İkinci Yeni şiir akımının büyük şairi Turgut Uyar, özel bir etkinlikle İstanbul Modern’de anılacak.  Sevince Bayrak, İsa Çelik, Oral Göktaş, Yelda Karataş, Mario Levi, Bedirhan Toprak ve şairin oğlu H. Turgut Uyar’ın konuşmacı olarak katılacağı etkinlikte,Tilbe Saran ve Hakan Gerçek şiir dinletisi sunacak.

Eylül ayının son etkinliği ise, 28 Eylül Cumartesi saat 17.30 ve 1 Ekim Salı saat 17.30’da Tuğçe TunaRemDans Sanat Kolektifi ile gerçekleştireceği ‘TORTU’ isimli performansı.

Bütün bu etkinlikler ücretsiz olarak izlenebiliyor.

Share This:

Diamonds are a Girl’s Best Friend

Marilyn Monroe’nun Gentlemen Prefer Blondes filmini çok severim.

Bu sahne de çok güzel değil mi?

🙂
gentlemen-prefer-blondes

 

Share This:

Can Bonomo ve ‘İyi ki Doğdun’ Klibi

Çizgi animasyon klip deyince aklıma ilk olarak Feridun Düzağaç’ın ‘Beni Bırakma’ klibi gelirdi. (Merak edenler bu linkten izleyebilirler.) Sanırım animasyonu bir kısa filmden alınmıştı. Şimdi yanına bir de Can Bonomo’nun yeni klibi geldi: İyi ki Doğdun!

İyiKiDogdun_can*bonomo

Ben ‘İyi ki Doğdun’a klip geliyor dendiğinde bunu beklemiyordum açıkçası. Sonra link paylaşıldığında bir de gördüm ki o da stop motion – çizgi animasyon tekniği ile çekilmiş. Dedim aferin çocuklara uğraşmışlar, değişik bir şey yapmışlar. Hem de harika bir iş çıkarmışlar.

can bonomo iyi ki dogdun klip

Klip, Üsküp’te 3 ay aralıksız süren çalışmalarla hazırlanmış. Can Bonomo, Can Saban, Emre Kula, Bora Başman, Alpar Lü’nün hamurdan bebeklerinin yer aldığı klip bir aşk hikayesini anlatıyor.  Bebeklere bakın, nasıl da benzemişler 🙂

İyi Ki Dogdun can bonomo

Proje baştan sona sadece elle yapılırken, hiçbir bilgisayar grafiği kullanılmamış.  5000’den fazla fotoğraf karesiyle çalışılan projenin post produksiyon aşaması da İstanbul’da tamamlanmış.

Bebekler de elle yapıldıysa herkes kendi bebeğini almıştır diye düşünüyorum hatıra olarak. 🙂

İyi Ki Dogdun_can bonomo

Haydi siz de bu linkten klibi izleyin. 🙂

Share This:

Son günlerde dinlediğim albümler

feridun-duzagac-flu-2013

Feridun Düzağaç – Flu

mabel matiz yaşım çocuk

Mabel Matiz –  Yaşım Çocuk

melis danismend biraz gülmek istiyordum

Melis Danişmend  – Biraz Gülmek İstiyordum

CEYLAN ERTEM DIGIPAK.ai

Ceyl’an Ertem – Ütopyalar Güzeldir

hüsnü arkan yalnız değiliz

Hüsnü Arkan- Yalnız Değiliz

cem belevi bilmezsin

Cem Belevi – Bilmezsin

 

Share This: