24. İstanbul Caz Festivali programında kimler var?

Geçtiğimiz günlerde açıklanan 24. İstanbul Caz Festivali’nin programı yine dopdolu.

Peki kimler, hangi mekanlarda, ne zaman sahne alacak? Haydi gelin şöyle bir bakalım.

“Festival Ödül Gecesi”
4 Temmuz Salı, 21.00, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi

Festivalin Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde yapılacak açılış gecesi, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ve Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a Yaşam Boyu Başarı Ödülleri’nin takdim edilmesiyle başlayacak. Fatih Erkoç’un festivale özel bir caz repertuarını seslendireceği konserinin ardından Avusturyalı sürpriz bir grup sahne alacak.

“Terramondo” Jacky Terrasson & Stephane Belmondo // Can Çankaya & Kağan Yıldız
5 Temmuz Çarşamba, 20.00, Fransız Sarayı Bahçesi

Korhan Futacı Ve Kara Orkestra // Rain Lab (İdil Meşe & DaPoet)
5 Temmuz Çarşamba, 22.00, Salon İKSV

Gece Gezmesi
6 Temmuz Perşembe 19.00, Kadıköy, Moda

Junun Featuring Shye Ben Tzur And The Rajasthan Express //
Miles Mosley // Bilal Karaman Trio // MadenÖktemErsönmez
7 Temmuz Cuma, 19.45, Beykoz Kundura

“Caz Matine” Yürüyen Merdiven Feat. Tolga Bilgin & Kristian Lind // Geeva Flava
8 Temmuz Cumartesi, 13.45, Salon İKSV

Parklarda Caz
9 Temmuz Pazar, 16.00, Fenerbahçe Khalkedon.

Kandace Springs // Christian McBride’s “New Jawn Quartet”
10 Temmuz Pazartesi, 20.30, Sultan Park – Swissotel The Bosphorus

“Havana Gecesi” Roberto Fonseca // Dayme Arocena
12 Temmuz Çarşamba, 20.30, Uniq Hall Açık Hava Sahnesi

Fatoumata Diawara & Hindi Zahra
17 Temmuz Pazartesi, 21.00, The Grand Tarabya Panorama Terrace

Dee Dee Bridgewater “Memphis”
18 Temmuz Salı, 21.00, The Marmara Esma Sultan Yalısı

Donny McCaslin “Beyond Now”
18 Temmuz Salı 22.30, Salon İKSV

Bill Laurance // Bokanté
19 Temmuz Çarşamba, 21.00, Beykoz Kundura

Isfar Sarabski // Basel Rajoub’s Soriana featuring Sirojiddin Juraev
20 Temmuz Perşembe, 20.30, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi

Zorlu PSM, İKSV’nin en yüksek katkıda bulunan mekan sponsoru olarak İstanbul Caz Festivali sanatçılarını konuk edecek. Zorlu PSM’de 24. İstanbul Caz Festivali’ne özel olarak gerçekleştirilecek olan Paco Du Lucia “Beyond The Memory” konseri ile Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası konserinin yanı sıra değerli birçok yerli ve yabancı ismin performansları için ev sahipliği yapacak.

Taksim Trio
8 Temmuz Cumartesi 19.30, Drama Sahnesi

Mehmet Ali Sanlıkol & Whatsnext? Featuring Tiger Okoshi
13 Temmuz Perşembe 19.00, Drama Sahnesi

Nik Bärtsch’s Ronin
13 Temmuz Perşembe 21.30, Drama Sahnesi

Kerem Görsev Quartet
14 Temmuz Cuma 21.30, Drama Sahnesi

Antonio Sanchez & Migration
14 Temmuz Cuma 19.00, Drama Sahnesi

TUNA ÖTENEL VE DOSTLARI İLE BİR CAZ GECESİ
26 Nisan Çarşamba, 21.30, Salon İKSV

Paco De Lucia Anısına “Beyond The Memory”
8 Temmuz Cumartesi, 21.30, Zorlu PSM Ana Sahne

Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası
11 Temmuz Salı 21.00, Zorlu PSM Ana Sahne

Share This:

24. İstanbul Caz Festivali 4-20 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek

Yaz gelince en sevdiğim İstanbul etkinliği caz festivalidir. Bu yılın programı da geçtiğimiz günlerde açıklandı. İKSV tarafından düzenlenen 24. İstanbul Caz Festivali, bu yıl, 4-20 Temmuz tarihleri arasında, cazın duayen isimlerinden yeni keşiflere 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 20 farklı mekânında ağırlayacak.

Ünlü yıldızların, Flamenkonun kült gitarist ve bestecilerinden Paco de Lucia’ya saygı duruşu niteliğindeki “Beyond The Memory” konserinin yanı sıra aralarında vokal cazın genç yıldızı Kandace Springs’den Jacky Terrasson & Stephane Belmondo gibi ustalara, Avrupa cazının efsane ismi Nik Bärtsch’ten Afrika’nın iki muhteşem sesi Fatoumata Diawara ve Hindi Zahra’ya caz, funk, dünya müziği, blues ve rock’ın farklı seslerini ağırlayacak. Oluşum aşamasında Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood’un da içinde yer aldığı “JUNUN” projesi de festivalin bu yılki konukları arasında.

Festival kapsamında bu yıl önemli bir yenilik, yerli sahnenin başarılı müzisyen ve topluluklarını odağa alarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla SOCAR Türkiye desteğiyle hayata geçirilen “ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması” olacak.  Festivalin 5-8 Temmuz tarihleri arasındaki konserlerini kapsayan bu bölümü, festival izleyicisiyle beraber uluslararası müzik sektörünün önemli temsilcileri de izleyecek.

Festivale bu yıl The Marmara Esma Sultan Yalısı, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Fransız Sarayı Bahçesi, Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus, The Grand Tarabya Panorama Terace, Uniq Hall AçıkHava Sahnesi, Beykoz Kundura, Fenerbahçe Khalkedon, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, Salon İKSV, Zorlu PSM Ana Tiyatro ve Drama Sahnesi ev sahipliği yapacak.

Gece Gezmesi ise yine Kadıköy yakasının sevilen mekanlarından All Saints Moda Kilisesi, Club Quartier, Dorock XL, Kadıköy Sahne, KargART, Living Room, Moda Sahnesi ve Zor’da gerçekleştirilecek konserlerle festival içinde bir festival deneyimi yaşatacak.

24. İstanbul Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ile Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a takdim edilecek.

24. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri satışa çıktı bile.

İstanbul Caz Festivali ile ilgili tüm bilgileri ve etkinliklerle ilgili anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarından takip edilebilirsiniz.

facebook.com/istanbulcazfestivali
twitter.com/istanbulcazfest
instagram.com/istanbulcazfestivali
youtube.com/iksvistanbul
play.spotify.com/user/istanbulkultursanatvakfi
#istcazfest17
#sarkilarkonusur

Festival programına, festivalinresmi web sitesi caz.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabilirsiniz.

Share This:

45. İstanbul Müzik Festivali Programı Açıklandı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda düzenlenecek İstanbul Müzik Festivali bu yıl 45. yaşını kutluyor.  İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “sıradışı” bir programla 29 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

İstanbul Müzik Festivali bu yıl “Sıradışı”temasıyla müzikseverlere, klasik repertuvarın yanı sıra yeni keşifler, disiplinlerarası çalışmalar, multimedya öğelerinden yararlanan yapımlar ve farklı dönemler ve müzik türleri arasında etkileşim kuran performanslarla yepyeni konser deneyimleri yaşatacak bir program sunuyor.

İstanbul Müzik Festivali, programında St. Petersburg Rus Oda Filamornisi, Viyana Oda Orkestrası, Londra Oda Orkestrası, Ebéne Yaylı Çalgılar Dörtlüsü gibi seçkin topluluklardan Hüseyin Sermet, Fazıl Say, Alina Pogostkinave Mathias Goerne gibi usta solistlere ve genç kuşak sanatçılara, 600 aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 15 mekânında ağırlayacak.

Share This:

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali başlıyor!

İş Bankası Maximum Kart’ın 5. kez ana partnerliğinde düzenlenecek 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 34 ülkeden 146 yönetmenin toplam 126 filminin gösterileceği festival bu yıl “İyileştiren Şeyler” temasıyla yola çıkıyor, 16-26 Şubat tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’de sinemaseverlerle buluşuyor.

!f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music filmleri ve etkinlikleriyle müzik tutkunlarının odağı olacak, !f Yarın ile sanal gerçeklik dünyasının sınırsız dünyasına sürükleyecek, dijital yayın ağı !f ² ile de 32 farklı kente !f filmlerini götürecek.

!f İstanbul bu yıl İstanbul durağında, Cinemaximum City’s Nişantaşı, Cinemaximum Kanyon ve Cinemaximum Budak & CKM salonlarının yanına yeni bir sinema salonu daha ekliyor: Cinemaximum Akasya. Ankara’da Cinemaximum Armada, İzmir’de de Cinemaximum Konak Pier sinemalarındaki gösterimlerine ise devam ediyor. Festivalin etkinlik mekânları ise bomontiada, Babylon ve Alt Sanat Mekânı.

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin açılış filmi, en son Altın Küre Ödülleri’nde drama dalında En İyi Film seçilen “Moonlight/Ay Işığı” olacak. Variety’nin 2016’nın en dikkat çeken yönetmenler listesinde işaret ettiği Barry Jenkins’in ustalık eseri sayılan film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere 8 daldaki adaylığıyla Oscar yarışının en güçlü adaylarından biri.

Galalar bölümü, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

“Brokeback Mountain/Brokeback Dağı”, “Pi’s Life/Pi’nin Yaşamı” filmlerinin Oscar’lı yönetmeni Ang Lee’nin Kristen Stewart, Chris Tucker, Garrett Hedlund ve Vin Diesel gibi isimleri buluşturduğu, sinema tarihinde ilk kez uygulanan yeni bir teknoloji kullanarak ultra-yüksek kare hızıyla çektiği son filmi “Billy Lynn’s Long Halftime Walk/Billy Lynn’in En Uzun Yürüyüşü”;
!f seyircisinin “Wendy and Lucy”, “Night Moves” ile de yakından tanıdığı, bağımsız sinemanın kraliçesi Kelly Reichardt’ın, Michelle Williams, Kristen Stewart, Laura Dern ve özellikle Lily Gladstone’un muhteşem oyunculuklarıyla da çok konuşulan son filmi “Certain Women/Mutlak Kadınlar”; Unutulmaz “Before Üçlemesi” ve en son, Oscar’a da uzandığı “Boyhood” ile bağımsız sinemanın en önde gelen yönetmenlerinden biri olan Richard Linklater’ın 80’lerde kolejli beyzbol oyuncusu bir grup gencin çılgın ve eğlenceli hayatını anlattığı son filmi “Everybody Wants Some!!/Herkes Biraz İster!!”; Dogma 95 akımıyla başlayan kariyerini “An Education/Aşk Dersi”, “One Day/Bir Gün” gibi popüler filmlerle sürdüren Danimarkalı kadın yönetmen Lone Scherfig’in Gemma Arterton ile Sam Claflin’i başrole taşıyan romantik komedisi “Their Finest/Aşkın Çekimi”;
Londra, Venedik film festivallerinden ödüller toplayan, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığına göz kırpan ve bir yeryüzü cennetinde yaşanan büyük bir aşkın gerçek hikâyesini anlatan büyüleyici ve dokunaklı “Tanna”;
İlk filmi “Midnight Swim/Gece Dalışı” ile atmosfer yaratmadaki başarısını ikinci filminde de sürdüren Sarah Adina Smith’in Rami Malek’in başrole taşıdığı ve Kubrick’in “Shining/Cinnet”i ile karşılaştırılan gerilimi “Buster’s Mal Heart/Buster’ın Hasta Kalbi”; “North”, “Chasing the Wind” filmleriyle Nordik sineması takipçilerinin yakından tanıdığı Norveçli Rune Denstad’ın zorunlu göçmenlik sorununa İskandinavlara has bir mizahi yaklaşımla ele aldığı son filmi “Welcome To Norway/Norveç’e Hoşgeldiniz” ve 70’lerin ikon televizyon sunucularından Christine Chubbuck’ın trajik bir sonla biten kariyerini anlatan ve özellikle başrolde Rebecca Hall’un yılın en iyi performanslarından birini verdiği “Christine”, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirci önüne çıkacak.

“Neighboring Sounds/Komşu Sesler” ile !f 2013 Keş!f Yarışması’nı kazanan Kleber Mendonça Filho’nun Cannes’da övgüyle karşılanan, özellikle başrolde Sônia Braga’nın eşsiz performansıyla hafızlara kazınan son filmi “Aquarius” ve
“Belle épine” ve “Grand Central” filmleriyle ödüller toplamış Rebecca Zlotowski’nin Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturan büyüleyici fantastik filmi “Planetarium” da İstanbul galasını yapacak.

Oscar ödüllü Hollandalı animasyon film yönetmeni Midhaël Dudok de Wit’in Studio Ghibli’nin yapımcılığında çektiği, Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünden Jüri Özel Ödülü’yle dönen ve En İyi Animasyon dalında Oscar yarışının en güçlü adaylarından, diyalogsuz, sade, ama hipnotize edici “The Red Turtle/Kırmızı Kaplumbağa”;
‘Bottomless Belly Button’ (Dipsiz Göbek Deliği) ve ‘New School’ (Yeni Okul) gibi çizgi romanlarıyla tanınan Dash Shaw’ın Jason Schwartzman, Lena Dunham, Reggie Watts, Maya Rudolph ve John Cameron Mitchell gibi isimlerin seslendirdiği sofistike karakterlerle süslü filmi “My Entire High School Sinking into the Sea/Okulda Deniz Kazası” ve
“Shrek 2”, “Monsters vs. Aliens” filmlerinin yönetmeni Conrad Vernon’ın Greg Tiernan ile birlikte yönettiği, Seth Rogen, Kristen Wiig, James Franco ve Salma Hayek gibi yıldız isimlerin seslendirdiği, yılın en sıradışı animasyonu “Sausage Party/Sosis Partisi”, !f’lik animasyonlar olarak festival programında.

Hannes Holm’ün yazar Frederick Backman’le birlikte, Backman’ın İsveç’te çok satan romanından uyarladığı “A Man Called Ove/Hayata Röveşata Çeken Adam”, samimi ve insancıl bir kalple anlatılan sade ve mizahî hikâyesiyle sinemaseverlerin bu yılki “kendini iyi hisset” filmleri arasında özel yerini alacak.

Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar adayı olan filmin 22 Şubat saat 21:30’da Cinemaximum Kanyon’da yapılacak olan ilk gösterimi öncesinde Ford’un sunduğu “Ford Edge Özel Gösterimi” gerçekleşecek ve R.E.M., U2, Oasis için çektiği kült videolarla tanıdığımız Jake Scott’un Mads Mikkelsen ve Barbara Steele’i buluşturduğu göz alıcı aksiyonu “Le Fantôme” gösterilecek.

!f İstanbul’un kapanış filmi, yılın sinema olaylarından “T2 Trainspotting” olacak! Danny Boyle’un 1996’da Irvine Welsh’in efsanevi romanından uyarladığı ve sinema tarihinin en kült filmlerinden birisi oluveren “Trainspotting”in devam filmi olan “T2 Trainspotting”, bizi Mark Renton ile birlikte Edinburgh’a, Spud, Sick Boy ve Begbie’nin 20 yıl sonraki yaşamlarına götürüyor.

Bu kez Welsh’in devam romanından uyarlanan ve oyuncularını korumayı başaran filmde Ewan McGregor, Ewen Bremner, Jonny Lee Miller ve tabii ki Robert Carlyle başrolde. Sinemaseverler ayrıca !f kült bölümünde serinin ilk filmini de izleyebilecekler.

Seyirciyi beyazperdede yarattığı alanlarda oynamaya davet eden “Oyun”, bu yıl da kaçık bilimkurguları, tuhaflığıyla büyüleyen kült adayı filmleri, gerçeküstücü fantastikleri bir araya getirerek !f’çilerin en çok ilgi gösterdiği bölümlerden biri olmaya devam ediyor.

Tobias Nölle’nin ilk yönetmenlik denemesinde Berlin’in Panorama Bölümü’nde FIPRESCI Ödülü’nü alan, aşık olmaktan korkan bir adamın hayal ile gerçekliğinin birbirine karıştığı hayatını anlatan, eleştirmenlerce “Amelie” ile karşılaştırılan filmi “Aloys/Aloys: Âşık Olamayan Adam”;

2000’lerin başında yayımlanan ‘Sarah’ romanında travmatik çocukluk hikayesini anlatan, Andy Warhol’u çağrıştıran görüntüsü ve aralarında Marilyn Manson, Courtney Love, Winona Ryder ve Billy Corgan gibi bir çok ünlünün ‘en yakın arkadaşı’ olarak medyayı uzunca bir süre meşgul eden, JT Leroy’un aslında yazar Laura Albert’ın persona’sı ve hayali karakteri olduğunun ortaya çıkmasının tuhaf hikâyesini konu alan “Author: JT LeRoy Story/Bir JT LeRoy Hikâyesi”;

Shakespeare’in ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın İspanyolca çevirisi üzerinde çalışmak için bir konuk sanatçı programının davetlisi olarak New York’a giden Arjantinli genç bir tiyatro yönetmeninin yaşadıklarını konu alan ve Shakespeare esintilerini günümüz New York’una taşıyan “Hermia & Helena”;

Hindistan’da Google’ın çağrısıyla bir gün boyunca milyonlarca insanın telefonları ya da kameralarıyla kendi hayatlarını kaydetmesi sonucu kurgulanmış Richie Mehta filmi “India in A Day/Bir Günde Hindistan”;

David Lynch’in “Elephant Man/Fil Adam” klasiğiyle karşılaştırılan, otistik ve oldukça deforme bir bedene sahip Rikard’ın sıcacık hikâyesini konu alan “The Giant/Dev”;

Araştırmacı belgeselci Louis Theroux’un Scientology tarikatı hakkında bilgi toplamak üzere Los Angeles’a gidişiyle başlayan ve tuhaflığı elden bırakmayan son belgeseli “My Scientology Movie/Scientology Filmim”;

Sıcacık bir büyüme hikâyesini oğul-baba ilişkisi üzerinden anlatan, Sundance’ten iki ödül birden alan ve geçen yılın en ilgi gören bağımsızlarından sayılan “Morris From America/Amerikalı Morris”;

Ann Marie Fleming’in Kanadalı genç bir kadın şairin bir şiir festivali için davet edildiği İran’da kendi geçmişine yaptığı yolculuğu etkileyici çizimlerle izleyeceğimiz animasyonu “Window Horses/Camdan Atlar”;

İlk filminde gösterdiği ustalıkla eleştirmenlerden övgüler toplayan Anna Biller’ın Gotham ve Bağımsız Ruh Ödülleri başta olmak üzere pek çok bağımsız film festivalinin gözdesi filmi “The Fits”;

Genç Rus yönetmen Ivan I. Tverdovskiy’nin tuhaf, rahatsız edici ve bir o kadar büyüleyici gotik masalı “Zoology/Hayvanoloji”;

Hollywood’un tür filmlerini bozan filmleriyle tanınan feminist yönetmen Anna Biller’ın 1960’lar kötü romanları estetiğini kullanarak bu kez cadı ve femme fatale karakterleri kendi üslubuyla yorumladığı son şaheseri “The Love Witch/Aşk Cadısı”, oyuncaklı filmlerden hoşlananların radarından kaçmayacak.

!f İstanbul’un sanat ve hayatın birbirine karıştığı etkileyici hikâyeleri buluşturduğu “Sanat Hayat İçindir!” bölümü, bu yıl da merakla beklenen belgeselleri bir araya getiriyor; David Lynch’ten Marina Abromovic’e, Maya Angelou’dan Franca Sozzani’ye, farklı disiplinlerden sanatçıların hayatlarına daha yakından bakabilme fırsatı sunuyor.

“Eraserhead”, “Twin Peaks”, “Blue Velvet” ve 21. yüzyılın en iyi filmi seçilen “Mulholland Drive” gibi klasiklerin yaratıcısı David Lynch’in hayatına dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı belgesel olan “David Lynch: The Art Life/David Lynch: Yaşam Sanatı” bölümün en heyecan verici yapımlarının başında geliyor. Dünya galasını Venedik’te yapan ve efsane yönetmenin Amerika’da küçük bir kasabadaki çocukluk yıllarından bugüne dek yayınlanmamış pek çok arşiv görüntüsü içeren film, Lynch’i Lynch’in kendisinden dinlediğimiz etkileyici ve samimi bir yolculuk.

Performans sanatının en ünlü isimlerinden Marina Abramović’in kişisel şifa ve ilham arayışı içinde Brezilya’da kutsal ritüellerin peşine düşmesi ve bu yolculuğun yaratıcı sürecini nasıl da açığa çıkardığını konu alan “The Space in Between: Marina Abramović and Brazil/Marina Abramović Araf’ta”, seyirciyi sanatçının cesur ve samimi portresiyle buluştururken;

3 yıl önce kaybettiğimiz Afroamerikan yazar ve şair Maya Angelou hakkında yapılmış ilk film olan “Maya Angelou And Still I Rise/Maya Angelou: Yine de Ayağa Kalkarım” da Angelou’nun dansçılığı ve şarkıcılığı gibi az bilinen yönlerinden politik aktivizmi ve yazarlığına uzanan bir hayata içeriden bakıyor.

Stockholm, Nashville, Kudüs film festivallerinde en iyi belgesel seçilen, Çin’de 3 yıl önce saldırıya uğramış genç kadınlara destek olmak için başlattığı eylemle tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken ve aralarında Ai Weiwei gibi isimlerin de bulunduğu bir çok sanatçıya ilham veren kadın aktivist Ye Haiyan’ın mücadelesini konu alan “Hooligan Sparrow/Holigan Serçe” ve İtalyan yetişkin filmlerinin en tanınmış oyuncu ve yönetmenlerinden Rocco Siffredi’nin kariyerini konu alan “Rocco”, bölümün merak uyandıran diğer filmleri…

Aralık 2016’da kaybettiğimiz ve moda dünyasının kaderini belirlemiş Vogue İtalya’nın efsanevi yayın yönetmeni Franca Sozzani’nin oğlu Francesco Carrozzini’nin gözünden ilham verici portresini sunan “Franca: Chaos and Creation/Franca: Kaos ve Kreasyon”, Vogue Türkiye’nin özel gösterimi ile moda tutkunlarını bekliyor. Seçtiği, kimi absürt kimi görkemli, hep hayranlık uyandıran ama sıklıkla da tartışma yaratan Vogue kapakları ile sadece birtakım kuralları yıkmakla kalmamış, aynı zamanda son 25 yıl boyunca moda, sanat ve ticaret alanlarındaki standartları da yükseltmiş olan bu efsane ismin kariyerini kendi ağzından dinlerken, Karl Lagerfeld, Bruce Weber, Baz Luhrmann, Courtney Love gibi sayısız ünlünün ona hayranlığına da tanık oluyoruz.

Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu sene de, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan senenin en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircinin ‘görme biçimleri’ni altüst eden, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

Japon sinemasının en cesur yönetmenlerinden Sion Sono’nun, Japon pink film (Pinku eiga) endüstrisini hicvettiği son garipliği “Anti-Porno”;

“Sightseers”, “Locke”, “Hot Fuzz” gibi filmlerle bağımsız sinemanın en sevilen komedyenlerinden Alice Lowe’ın ilk kez kamera arkasına geçerek annelik miti üzerinden enfes bir korku hikâyesi anlattığı “Prevenge/Hamintikam”;

Japon yönetmen Tetsuya Mariko’nun “Fight Club/Dövüş Kulübü” ve “Clockwork Orange/Otomatik Portakal”la karşılaştırılan, şoke edici sahneleriyle heyecan uyandıran son filmi “Destruction Babies/Yıkım Bebekleri”;

Michael O’Shea’nın ilk yönetmenlik denemesiyle Cannes’da Altın Kamera ve Belirli Bir Bakış ödüllerine aday gösterildiği, eleştirmenlerce “Let the Right One In” ile birlikte anılan vampir draması “The Transfiguration/Dönüşüm”;

!f seyircisinin 2011 yapımı ödüllü filmleri “Black Pond/Kara Göl” ile yakından tanıdığı ikili Will Sharpe ve Tom Kingsley’in içinde bilimkurgu, paralel evrenler, İngiliz su kanallarının karanlık geçitleri ve bol miktarda mizah barındıran son filmleri “The Darkest Universe/Paralel Evren”;

İlk sinema filminde eşsiz bir atmosfer yaratarak seyircinin nefesini kesen Nicolas Pesce’nin Fantastik Sinema Festivali’nden en iyi film, yönetmen, senaryo, kurgu ve görüntü yönetmeni ödüllerinin hepsini birden toplayan tuhaf korkusu “The Eyes of My Mother/Annemin Gözleri”, karanlık ve köşeli hikâyelerden hoşlanan !fçilerin kaçırmaması gereken filmler…


!f music bu yıl da yılın beklenen müzik filmlerini buluşturuyor. Bunlardan ilki, efsanevi The Rolling Stones’un 2016 turnelerinin son ayağı olan Havana konserinin perde arkasını anlatan “The Rolling Stones Olé Olé Olé!: A Trip Across Latin America/The Rolling Stones: Latin Amerika’da Bir Yolculuk Hikâyesi”. Hollywood Reporter’ın “Konser performanslarını kayda alan benzer müzik filmlerinden çok daha fazla sözü olan, beklenmedik biçimde duyguyla yüklü” sözleriyle övdüğü film, grubun tarihindeki en önemli anlardan birisine, Havana’da verdikleri ücretsiz, 1.2 milyon kişinin coşarak izlediği efsanevi saatlere tanıklık ediyor. The Rolling Stones’u Küba’da konser veren ilk yabancı grup olarak tarihe yazan bu konserden görüntülerin yanı sıra daha önce pek görmediğimiz canlı performanslarını da izleyebileceğimiz film, bir müzik filmi olmaktan öte grubun kişisel yolculuğuna da davet ediyor.

Bölümün merakla beklenen bir diğer filmi ise ikonik İngiliz rock grubu Oasis’in inanılması güç yükselişini konu alan “Oasis: Supersonic”. “Amy” belgeselinin yönetmeni Asaf Kapadia’nın yapımcıları arasında olduğu ve daha önce görülmemiş arşiv görüntülerine dayanan film, Manchester’ın fakir bir mahallesinden gelen Gallagher kardeşlerin üç yıl içinde tüm zamanların en büyük müzik gruplarından birine dönüşmelerinin hikâyesini anlatıyor.

Müzikseverler !f music’te ayrıca; gelmiş geçmiş en ünlü rock fotoğrafçısı, şair ve saykedelik kâşif Mick Rock’ın hayatına ve anılarına daldığımız, David Bowie, Syd Barrett, Blondie, Queen, Lou Reed ve Iggy Pop gibi arkadaşlarının artık ikonlaşmış fotoğraflarının nasıl çekildiğinin hikâyesini de dinlediğimiz “Shot! The Psycho-Spiritual Mantra Of Rock/Klik! Rock’ın Ruhani Mantrası”;

Dünyaca ünlü müzisyen İlhan Erşahin tarafından East Village’da kurulan ve New York’un müzik kültürünü etkilemiş aynı adlı underground caz kulübünün hikâyesini anlatan “Nublu”;

İran hükümetinin baskıcı tutumlarına rağmen kendi müziklerini yapma ve albüm yayınlama mücadelesindeki iki genç DJ, Anoosh ve Arash’ın ilham verici hikâyeleri “Raving Iran/İran’da Rave”;

80’lerin sonlarında melodik metal tınılarıyla ve şaşaalı giyimleriyle Japonya’da müzikal bir devrim başlatan, 1997 yılında, başarının zirvesindeyken dağılmalarıyla geride milyonlarca üzgün hayran kitlesi bırakan kült müzik grubu X Japan’ın müzikleri kadar sıradışı hikâyelerini perdeye taşıyan “We Are X/Biz X’iz”i de izleme şansı yakalayacak.

 

Tüm öğrencilere !f bileti 2 TL!

Bu yıl !f İstanbul, genç !f’çilere özel bir indirimle geliyor. Öğrenci kimliğini gösteren !f’çilere hafta içi gündüz seanslarındaki filmler 2 TL’den satışa sunulacak. İş’te Üniversiteli ya da Maximum Kart sahibi öğrenciler ise aynı seansları 1 TL ödeyerek izleyebilecekler.

!f İstanbul’un diğer seanslar için bilet ücretleri ise şöyle olacak:

İstanbul
Hafta içi gündüz gösterimleri (19:00 öncesi tüm seanslar)
Tam: 10 TL Öğrenci: 2 TL
Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün
Tam: 20 TL Öğrenci: 17 TL
21:30 – 22:00 seansları
Tam & Öğrenci: 22 TL

Ankara ve İzmir
(19:00 öncesi tüm seanslar)
Tam: 10 TL Öğrenci: 2 TL
Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün
Tam: 19 TL Öğrenci: 16 TL
21:30 – 22:00 seansları
Tam & Öğrenci: 20 TL

!f İstanbul’un atölyelerden sohbetlere uzanan 2017 etkinlik programı bu yıl da dolu dolu. Atölye ve sohbet programlarına ekstra olarak bakın derim. Ben basın bültenini elimden geldiğince kısaltmaya çalıştım ama ancak bu kadar oldu. O kadar fazla güzel film, bölüm var ki. Detayları aşağıdaki hesaplarda bulabilirsiniz.

İyi seyirler…

www.ifistanbul.com

ifistanbul.com/blog
twitter.com/ifistanbul
facebook.com/ifistanbul
instagram.com/ifistanbul

 

Share This:

XXF – Very Very French Festivali’nde bu yıl kimler var?

Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2016-11-07 19:23:51Z | |

İki yıldır Babylon’a taşınan “XXF – Very Very French” festivalinde bu sezon da birbirinden güçlü ve yaratıcı Fransız sanatçılar bir araya geliyor. İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Babylon iş birliğiyle düzenlenen festivalde bu yıl Alpha Brondy, Brodinski, Guts, The Shoes, Jean Tonique, Fanfarai ve Aaron, Babylon’da sahne alacak.

Konser tarihleri şöyle:

Alpha Brondy: 17 Kasım Perşembe
Brodinski: 25 Kasım Cuma,
Guts: 26 Kasım Cumartesi,
Fanfarai, The Shoes ve Jean Tonique 3 Aralık Cumartesi,
AaRON hem yeni hem de eski şarkılarıyla 8 Aralık Çarşamba.

Share This:

28. Yıl ENKA Kültür Sanat Açıkhava Buluşmaları başlıyor

ENKA Kültür Sanat Açıkhava Buluşmaları 28. kez, Temmuz ve Ağustos ayları boyunca müzik dünyasının önemli sanatçılarının konser vereceği buluşmalarda ve açıkhava sinemasınde İstanbullularla buluşacak.
Optimized-Fazıl Say

Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenecek etkinlikler, ENKA’nın daimi sanatçısı Fazıl Say’ın Genç Yetenekler ile birlikte vereceği özel konserle 11 Temmuz’da başlayacak. 17 Ağustos’a kadar devam edecek etkinliklerde Kuzey Cazı’nı kültleştiren isimlerden Nils Petter Molvær; özgün vokali ve yorumuyla Gaye Su Akyol; açık hava konserlerinin vazgeçilmez ve sevilen guruplarından Yeni Türkü; birlikte ürettikleri yepyeni şarkılarını ilk kez yorumlayacakları konserleriyle Candan Erçetin & Kardeş Türküler; en güzel aşk şarkılarıyla Levent Yüksel; “Göğe selam” başlıklı özel performanslarıyla Şevval Sam & Kurtalan Ekspres; Türk filmlerinin en sevilen ezgilerinin senfonik yorumuyla Cahit Berkay& Anadolu Senfoni Orkestrası sahne alacak.

Ayrıca sanatseverler, ıhlamur kokuları eşliğinde açık havada film izleyebilecekler. Film gösterimleri kapsamında, 2016 yılı Oscar Ödülleri’ne aday olan ve ödül kazanan sinema filmlerinin yanı sıra sinema tarihinin sevilen yapımları da izleyiciyle buluşturulacak. Leonardo Di Caprio’ya ilk Oscar ödülünü kazandıran Diriliş (The Revenant) başta olmak üzere Casuslar Köprüsü  (Bridge Of Spies), Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor (Star Wars: Force Awakens), Ölüm Emri (Eye in the Sky), Brooklyn, X-Men: Kıyamet (X-Men: Apocalypse), Nefret Sekizlisi (The Hateful Eight), Sihirbazlar Çetesi 2 (Now You See Me: The Second Act) Carol ve Kral İçin Hologram (A Hologram for the King) filmleri ENKA perdesine yansıtılacak.

Program
Program kapsamında düzenlenecek tüm konserler ve film gösterimleri saat 21.15’te başlayacak.

Etkinlik biletlerine; Biletix.com, Biletix satış gişeleri ve çağrı merkezinin yanı sıra hizmet bedelsiz olarak ENKA Vakfı gişesinden ulaşabilirsiniz.

Share This:

Chill-Out Festival 28-29 Mayıs’ta Life Park’ta

chill out 2016Geçtiğimiz Mayıs ayında 10. yılını 20.000’e yakın müzikseverin katılımıyla kutlayan ve doğa içerisindeki özgün atmosferiyle müzik severler için bir bahar klasiği haline gelen Chill-Out Festival Istanbul, bu yıl 28-29 Mayıs tarihlerinde Life Park’ta olacak.

Katılımcılara şehir karmaşasından uzaklaşarak, doğanın içinde rahatça ve özgürce vakit geçirebilecekleri, seçkin lezzetlerden, tasarım butiklere; yaratıcı atölyelerden, sanatsal çalışmalara kadar bir hafta sonu boyunca birçok renkli deneyim sunacak olan Chill-Out Festival Istanbul, her iki günde de 12:00-00:00 saatleri arasında, 3 sahnede toplam 24 saatlik müzikal programlama ile gerçekleşecek.

Program şöyle:

28 Mayıs Cumartesi

Bedouin • Choir of Young Believers • Cigarettes After Sex • Clarian • Hercules & Love Affair • Matthew Herbert • Nico Stojan • Parra For Cuva & Senoy • Polo & Pan • Red Axes • Rodrigo Amarante • Temples • Wareika • cantanca • Islandman • Nilipek. • Nusaibin • Style-Ist • Violations Radio

29 Mayıs Pazar

Chico Trujillo • dOP • Fakear • Guts • Hugo Kant • Jo.Ke • Life On Planets • Lola Coca • Lucas Santtana • Mimi Love & The Sorry Entertainer • Orchestra Of Spheres • Raz Ohara • The Field • Viken Arman • YokoO • Wide Awake • Ah! Kosmos • Oceanvs Orientalis • Flapper Swing

Share This:

Cappadox 2016’da bizi neler bekliyor?

CappadoxGeçtiğimiz günlerde bu linkte geçen yılki Cappadox deneyimimi anlatmıştım. Bu yıl da Cappadox keşiften üretime doğru bir yolculuğa davet ediyor. Ve 19-22 Mayıs tarihleri arasında müziğin birbirinden güçlü isimlerini bir araya getiriyor.

Yine geçtiğimiz yıl olduğu gibi Kapadokya’nın kuşbakışı manzarasına davet eden Uçhisar Kale’de süper konserler var. Sun Ra, Dhafer Youssef Quartet ve Karsu konserleri Uçhisar Kale’de bizi bekliyor. Konser öncesi veya sonrası da Kale Konak‘ta bir şarap keyfini deneyin derim 🙂 Hatta beraber bile içebiliriz.

sun Ra Arkestra
Program da başka neler var? Eskişehir’de 2000 yılında kurulan ve tüm dünyada 50’den fazla festivalde sahne alan Gevende’nin müzikleri, Perili Ozanlar Vadisi’nde yankılanacak. Gevende’nin ardından dans müziğine son yıllarda katılmış en dinamik, eğlenceli ve coşkulu gruplardan İnsanlar, modern elektronik müziği Anadolu’nun müzik gelenekleriyle buluşturacak.

Bruce Cawdron ve Rebecca Foon tarafından 2000’de Montrealde kurulan deneysel müziğin sevilen temsilcisi Esmerine, modern bir oda müziği grubunun bütün vaatlerini Cappadox’a taşıyarak Uçhisar Çiftlik Evi’nde olacak. Ayrıca, Ceylan Ertem, Cihan Mürtezaoğlu ve Cenk Erdoğan kendi bestelerini, hep söylemek isteyip söyleyemediklerini Cappadox’a özel bir proje ile birleştirecek ve Uçhisar Çiftlik Evi’nde Cappadox izleyicisiyle buluşturacak.

Uçhisar Çiftlik Evi, Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan’ın enstrümanlarını konuşturdukları projeleri Taksim Trio’ya sahne olacak. Yine bir Hüsnü Şenlendirici konseri, ve ben bunu tabii ki kaçırmam. Trio’yu da ilk olarak 2006 yılında Stockholm’de dinlemiştim. Burası da benim için farklı bir deneyim olacak.

Bezirhane konserlerine gelince: Washington Square Park’ta Brian Eno tarafından keşfedilen müzisyen, mistik ve kahkaha meditasyonu icracısı Laraaji, etkileyici mistik havasıyla Bezirhane’de katılımcıları kıtalar arası yolculuğa çıkartacak.

Geçen yıl uyanamayıp katılmadığım, bu sene birine gitmek istediğim ücretsiz Gün Doğumu Konserleri bu yıl da vadilerin eşsiz görüntüsüyle birleşecek. Adam Hurst ve Mercan Dede, Gün Doğumu Konserleri’nde, sabahın ilk saatlerini müzikle karşılayacak.

Cappadox’un etkinlik biletleri biletix’te.

 

Share This:

Parkfest 2016, 15 Mayıs’ta Küçükçiftlik Park’ta

parkfest2016Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleşen %100 Music Presents: Parkfest bu yıl şehrin ilk açık hava festivali olmaya hazırlanıyor. 15 Mayıs Pazar günü Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek festivalin konukları da şöyle: 

Azealia Banks
Riff Cohen
Jain
Hey Douglas
Gökçe Kılınçer

Güzel line up. Buralarda olursam Riff Cohen ve Hey Douglas için uğramak istiyorum.

Bilet almak isteyenler için biletix linki burada.

Share This:

Geçen yıl Cappadox’ta neler oldu?

Geçtiğimiz yıl Cappadox’ta o kadar güzel zaman geçirdim ki; ve tabii ki Kapadokya’da. Sonrasında da Kapadokya’ya aşık oldum. Zaten son bir yıldır Kapadokya ile ilgili yaptığım paylaşımlardan da anlaşılıyordur. 🙂

kapadokya ece

Kapadokya’ya festivalden birkaç gün önce gitmiştim ve birkaç gün sonra dönmüştüm. Sadece farklı bir yerde bir festival nasıl olur diye merak ettiğimden gidip, hayatımın en güzel zamanlarından birini geçirmiştim.

Festivalde yok yoktu. Müzik, gastronomi, çağdaş sanat ve açık hava etkinlikleri hepsi bir aradaydı. Sabah gün doğumundan akşam geç saatlere kadar katılabileceğiniz birbirinden eğlenceli bir sürü etkinliği bir araya toplamışlardı.

cappadox

Peki neler yaptım geçen sene Cappadox’ta? Hangi etkinliklere katıldım?

cappadox uchisar

Uçhisar’da Mercan Dede Ensemble ft. Mino Cinelu & Hugh Marsh ve Iyeoka konserlerini izledim. Büyüleyiciydi. Kapadokya’nın en sevdiğim yeri olan Uçhisar’daki bu konserlere bayıldım.

iyeoka

Bir diğer konser mekanı Cevizlik’ti. Burada da İlhan Erşahin’s Wonderland feat. Nils Petter Molvaer & Hüsnü Şenlendirici konserini izledim. Cevizlik Uçhisar’dan daha da büyüleyici bir konser mekanı olmuştu. Birçok farklı sahnede izlediğim İlhan Erşahin ve Hüsnü Şenlendirici’yi bu ortamda da dinlemekten çok keyif aldım.

ece cappadox

hüsnü ilhan cappadox

cappadox cevizlik

Güneş Enerjili Yayın Sahnesi’nde gerçekleşen konserleri günün diğer etkinliklerine enerji toplayabilmek için Kapadokya’daki evlerimden biri olan Karlık Evi’nde odamda dinledim. Bunlardan biri Jozef van Wissem’di.

ece mino cinelu cappadox

Bezirhane’de Kapadokya’da en sevdiğim yer olan, şu yazımda da bahsettiğim Kale Konak’ta karşılıklı sohbet edip, şarap içtiğimiz alçakgönüllü ve tatlı müzisyen Mino Cinelu’yu dinledim.

cappadox

vadi yürüyüsü pop up

cappadox picnic

Zemi, Meskendir ve Aşk Vadisi’nde gerçekleşen Cappadox’un meditasyon ve sabah pranama etkinliklerine katılmak için geçtiğimiz yıl uyanamadım. Ama bu yıl birine mutlaka katılmayı düşünüyorum. Pop-up konserlerle süslenmiş ve bitiminde de harika bir piknik alanının bizi beklediği doğa yürüyüşünün de en zor parkuruna katıldım. Bol adrenalinli çok keyifli bir yürüyüştü benim için. Çok da güzel arkadaşlar edindim.

kapadokya gurme

Gurme tadımlara yer kalmadığı için katılamadım. Ama en güzel yerlerde güzel yemeklerden yedim, şaraplardan içtim.

kapadokya florasi

cappadox seri

Cappadox’un sanat etkinliklerinden “Kapadokya Çarpması” başlıklı sergiyi, Uçhisarlı Çarhacı Mustafa Efendi Konağı Yapı Kompleksi’nde gezdim.

ece cappadox

Bu seneki festival için de heyecanlıyım. Bakalım yine neler yaşayacağım? 🙂

Share This:

Guy Cassiers yönetmenliğinde Merhametliler Tiyatro Festivali’nde

merhametliler3 Mayıs’ta başlayacak 20. İstanbul Tiyatro Festivali dünya tiyatrosunun adından en çok söz edilen, bu alana getirdiği yenilikçi yaklaşımla tanınan yönetmenlerden Guy Cassiers ile Avrupa’nın önemli tiyatro topluluklarından Toneelhuis ve Toneelgroep Amsterdam’ı ağırlıyor.

Toneelhuis ve Toneelgroep Amsterdam ortak prodüksiyonuyla Guy Cassiers’in yönetmenliğinde hayata geçen ve bir SS subayının gözünden II. Dünya Savaşı’nı aktaran Merhametliler (The Kindly Ones), festival kapsamında üç gösterimle seyirciyle buluşacak. 10 Mart’ta Antwerp’te prömiyerini yapan Merhametliler Nisan ayında Amsterdam’daki gösterimlerinin ardından Türkiye’de ilk kez 20. İstanbul Tiyatro Festivali’nde olacak.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk defa bir Avrupa Birliği projesinin ortak yapımcıları arasında yer aldığı Merhametliler, Avrupa Birliği Yaratıcı Avrupa Programı’nın katkılarıyla, 6 Mayıs Cuma akşamı 20.00’de, 7 Mayıs Cumartesi ve 8 Mayıs Pazar akşamları ise 18.00’da Uniq İstanbul iş birliğiyle, Uniq Hall Uniq İstanbul’da tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunun 7 Mayıs Cumartesi günü yapılacak gösteriminden sonra yönetmen Guy Cassiers ile bir söyleşi de gerçekleştirilecek.

Share This:

Babylon Soundgarden 2016’da kimler var?

Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2016-03-11 21:22:19Z | |

Doritos Presents: Babylon Soundgarden’ın bu yılki tarihi belli oldu. 4 Haziran Cumartesi günü Babylon Kilyos’ta gerçekleşecek festivalde sahne alacak isimler de belli oldu.

Folk müziği elektronik ritimlerle birleştiren, “Stolen Dance” ile adını duyuran Milky Chance, Max Colombie’nin özgün vokali etrafında şekillen sevilen şarkılarıyla elektronik pop grubu Oscar and the Wolf, soul müziğe yeni bir soluk kazandıran İngiliz müzisyen ve prodüktör Jamie Woon, yaz başında yayınlanacak albümleri Fırtınayt’ın özel sahne prodüksyonuyla Büyük Ev Ablukada, Londralı enerjik indietronica grubu Is Tropical, son dönem elektronik müziğin yenilikçi isimlerinden Jacques Greene Detroit Techno’nun önemli isimlerinden Jimmy Edgar, nu disco’nun son yıllardaki dikkat çeken ismi Tiger & Woods, dünya müziğini elektronik altyapılarla yeniden yorumlayan Débruit ve İstanbul elektronik müzik sahnesinin usta isimleri Kaan Düzarat ve Tufan Demir Doritos Presents: Babylon Soundgarden’ın müzik programında yer alacak isimlerden bazılarını oluşturuyor.

Babylon Kilyos’ta 4 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Doritos Presents: Babylon Soundgarden’ın ahali özel biletleri, 22 Mart Salı akşamına kadar satışta. Meraklılarına duyurulur.

Share This: