24. İstanbul Caz Festivali programında kimler var?

Geçtiğimiz günlerde açıklanan 24. İstanbul Caz Festivali’nin programı yine dopdolu.

Peki kimler, hangi mekanlarda, ne zaman sahne alacak? Haydi gelin şöyle bir bakalım.

“Festival Ödül Gecesi”
4 Temmuz Salı, 21.00, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi

Festivalin Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde yapılacak açılış gecesi, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ve Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a Yaşam Boyu Başarı Ödülleri’nin takdim edilmesiyle başlayacak. Fatih Erkoç’un festivale özel bir caz repertuarını seslendireceği konserinin ardından Avusturyalı sürpriz bir grup sahne alacak.

“Terramondo” Jacky Terrasson & Stephane Belmondo // Can Çankaya & Kağan Yıldız
5 Temmuz Çarşamba, 20.00, Fransız Sarayı Bahçesi

Korhan Futacı Ve Kara Orkestra // Rain Lab (İdil Meşe & DaPoet)
5 Temmuz Çarşamba, 22.00, Salon İKSV

Gece Gezmesi
6 Temmuz Perşembe 19.00, Kadıköy, Moda

Junun Featuring Shye Ben Tzur And The Rajasthan Express //
Miles Mosley // Bilal Karaman Trio // MadenÖktemErsönmez
7 Temmuz Cuma, 19.45, Beykoz Kundura

“Caz Matine” Yürüyen Merdiven Feat. Tolga Bilgin & Kristian Lind // Geeva Flava
8 Temmuz Cumartesi, 13.45, Salon İKSV

Parklarda Caz
9 Temmuz Pazar, 16.00, Fenerbahçe Khalkedon.

Kandace Springs // Christian McBride’s “New Jawn Quartet”
10 Temmuz Pazartesi, 20.30, Sultan Park – Swissotel The Bosphorus

“Havana Gecesi” Roberto Fonseca // Dayme Arocena
12 Temmuz Çarşamba, 20.30, Uniq Hall Açık Hava Sahnesi

Fatoumata Diawara & Hindi Zahra
17 Temmuz Pazartesi, 21.00, The Grand Tarabya Panorama Terrace

Dee Dee Bridgewater “Memphis”
18 Temmuz Salı, 21.00, The Marmara Esma Sultan Yalısı

Donny McCaslin “Beyond Now”
18 Temmuz Salı 22.30, Salon İKSV

Bill Laurance // Bokanté
19 Temmuz Çarşamba, 21.00, Beykoz Kundura

Isfar Sarabski // Basel Rajoub’s Soriana featuring Sirojiddin Juraev
20 Temmuz Perşembe, 20.30, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi

Zorlu PSM, İKSV’nin en yüksek katkıda bulunan mekan sponsoru olarak İstanbul Caz Festivali sanatçılarını konuk edecek. Zorlu PSM’de 24. İstanbul Caz Festivali’ne özel olarak gerçekleştirilecek olan Paco Du Lucia “Beyond The Memory” konseri ile Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası konserinin yanı sıra değerli birçok yerli ve yabancı ismin performansları için ev sahipliği yapacak.

Taksim Trio
8 Temmuz Cumartesi 19.30, Drama Sahnesi

Mehmet Ali Sanlıkol & Whatsnext? Featuring Tiger Okoshi
13 Temmuz Perşembe 19.00, Drama Sahnesi

Nik Bärtsch’s Ronin
13 Temmuz Perşembe 21.30, Drama Sahnesi

Kerem Görsev Quartet
14 Temmuz Cuma 21.30, Drama Sahnesi

Antonio Sanchez & Migration
14 Temmuz Cuma 19.00, Drama Sahnesi

TUNA ÖTENEL VE DOSTLARI İLE BİR CAZ GECESİ
26 Nisan Çarşamba, 21.30, Salon İKSV

Paco De Lucia Anısına “Beyond The Memory”
8 Temmuz Cumartesi, 21.30, Zorlu PSM Ana Sahne

Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası
11 Temmuz Salı 21.00, Zorlu PSM Ana Sahne

Share This:

Delimonti Çerkes Mutfağı Atölyesi

Geçtiğimiz günlerde özel tedarikçi atölyelerine ev sahipliği yapan Delimonti’de, zeytinyağı atölyesinden sonra ikinci atölyeme katıldım. Bu sefer konumuz Çerkes Mutfağı’ydı.

Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin’in ve Delimonti’nin yerel tedarikçilerinden Ahmet Yılmaz’ın anlatımıyla çok eski zamanlardan bu yana Kafkas coğrafyasında oluşan ve zengin bir kültüre sahip olan Çerkes mutfağının öyküsünü dinleyerek, bu özel ve güzel lezzetlerin tadına baktık.

Denediğimiz tatlardan bahsetmeden önce kısaca Çerkes Mutfağı’nın nasıl bir mutfak olduğundan ve hangi halkların birleşimi olduğunu da yazarsam daha anlamlı olur diye düşünüyorum.

Çerkes mutfağı, Adige, Abhaz, İnguş, Oset, Çeçen, Dağıstanlı ve daha birçok halkın yemek alışkanlıklarını barındırıyor. Bu zengin kültürel yapı sayesinde de yemekleri kendilerine has özellikler taşıyor. Daha çok et ve süt ürünleri kullanılarak yapılan yemeklerde, patatesin de azımsanmayacak bir yeri var.

Denediğimiz ilk yemek ‘Şips-Baste’ adı verilen bir çorbaydı. Çerkes mutfağının en önemli yemeklerinden biriymiş. Un çorbasına benziyor, çerkes tavuğu olarak bilinen mezenin de sulu olarak hazırlanmış haliymiş. Çorbanın ortasında da baste, bazen de pasta adı verilen lapa bulunuyor. Baste genellikle darı, mısır veya buğday unundan hazırlanıyormuş. Kalıp şeklinde tabağa koyulan lapanın(baste) üzerine çorba(şips) gezdirilerek servis ediliyor. Ben bu çorbayı çok sevdim.

Gubate (Patatesli Çerkes Böreği), herkesin favorisi oldu. Ben patatesli börek sevmediğim için favorim değildi ama keyifle de yedim açıkçası. Üç tarafından açık, ortalarından kapanacak şekilde, ince ince hazırlanan hamurlardan yapılan gubatenin içine patates, isteğe göre kıyma da konulabiliyormuş. Arasına tahin, üzerine pekmez sürülerek veya sosla yenebiliyor.

Yukarıda fotoğrafı bulunan Halvane (Sütlü Açma), çok yoğun bir açma. Sanırım bol yumurta kullanıldığı için böyle oluyor. Açılan hamur üzerine yumurta sürülerek fırında pişirilip servis ediliyor.

Velibah (Çerkes Gözlemesi)
Evde hazırlanan gözlemelerin, sac fırında hazırlanmış halidir. İçine genellikle patates konularak hazırlanır. Farklılığı iç malzemesine rağmen son derece ince oluşunda. Bunun fotoğrafını çekemeden yemişiz.  🙂

Gırniş (Çerkes Mantısı – Tavuklu, Sarımsaklı)
Masaya ilk geldiğinde açıkçası alttaki hamur parçalarını tavuk sanmıştım. Ama değilmiş. 🙂 Mantı hamuru gibi açılan hamurdan kareler kesilip bir tarafından diğer tarafına yuvarlanıyor. Ardından tavuk suyunda kısa bir süre pişirildikten sonra, didiklenmiş tavuk, tavuk suyu ve bol sarımsakla hazırlanarak, servis ediliyor.

Gurize (Çerkes Mantısı Kıymalı)
Bence mantı dediğin kıymalı olur ve gurize de kıymalı olduğu için bence çok lezizdi.

Psihalive (Çerkes Mantısı Patatesli)
Patatesli bir mantı türüdür. Tereyağı ve sarımsaklı yoğurt ile servis ediliyor. Mantı patatesli olmaz diye düşündüğümden sadece denedim. Benlik değildi ama diğer arkadaşlar çok sevdi. 🙂

Çerkes mutfağının bu değişik lezzetlerini denediğim için Delimonti’den her zamanki gibi çok mutlu ayrıldım. Bomontiada’da “Yerel güzeldir, sunum özeldir” mottosuyla; gastronomi marketi ve restoran konseptini ustalıkla bir araya getiren Delimonti’yi henüz ziyaret etmediyseniz mutlaka ziyaret edin derim ben.

 

 

 

Share This:

24. İstanbul Caz Festivali 4-20 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek

Yaz gelince en sevdiğim İstanbul etkinliği caz festivalidir. Bu yılın programı da geçtiğimiz günlerde açıklandı. İKSV tarafından düzenlenen 24. İstanbul Caz Festivali, bu yıl, 4-20 Temmuz tarihleri arasında, cazın duayen isimlerinden yeni keşiflere 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 20 farklı mekânında ağırlayacak.

Ünlü yıldızların, Flamenkonun kült gitarist ve bestecilerinden Paco de Lucia’ya saygı duruşu niteliğindeki “Beyond The Memory” konserinin yanı sıra aralarında vokal cazın genç yıldızı Kandace Springs’den Jacky Terrasson & Stephane Belmondo gibi ustalara, Avrupa cazının efsane ismi Nik Bärtsch’ten Afrika’nın iki muhteşem sesi Fatoumata Diawara ve Hindi Zahra’ya caz, funk, dünya müziği, blues ve rock’ın farklı seslerini ağırlayacak. Oluşum aşamasında Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood’un da içinde yer aldığı “JUNUN” projesi de festivalin bu yılki konukları arasında.

Festival kapsamında bu yıl önemli bir yenilik, yerli sahnenin başarılı müzisyen ve topluluklarını odağa alarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla SOCAR Türkiye desteğiyle hayata geçirilen “ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması” olacak.  Festivalin 5-8 Temmuz tarihleri arasındaki konserlerini kapsayan bu bölümü, festival izleyicisiyle beraber uluslararası müzik sektörünün önemli temsilcileri de izleyecek.

Festivale bu yıl The Marmara Esma Sultan Yalısı, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Fransız Sarayı Bahçesi, Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus, The Grand Tarabya Panorama Terace, Uniq Hall AçıkHava Sahnesi, Beykoz Kundura, Fenerbahçe Khalkedon, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, Salon İKSV, Zorlu PSM Ana Tiyatro ve Drama Sahnesi ev sahipliği yapacak.

Gece Gezmesi ise yine Kadıköy yakasının sevilen mekanlarından All Saints Moda Kilisesi, Club Quartier, Dorock XL, Kadıköy Sahne, KargART, Living Room, Moda Sahnesi ve Zor’da gerçekleştirilecek konserlerle festival içinde bir festival deneyimi yaşatacak.

24. İstanbul Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ile Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a takdim edilecek.

24. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri satışa çıktı bile.

İstanbul Caz Festivali ile ilgili tüm bilgileri ve etkinliklerle ilgili anlık gelişmeleri sosyal medya hesaplarından takip edilebilirsiniz.

facebook.com/istanbulcazfestivali
twitter.com/istanbulcazfest
instagram.com/istanbulcazfestivali
youtube.com/iksvistanbul
play.spotify.com/user/istanbulkultursanatvakfi
#istcazfest17
#sarkilarkonusur

Festival programına, festivalinresmi web sitesi caz.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabilirsiniz.

Share This:

Toy İstanbul’da ‘Kaplan Sarılması’

GMall’un yeni sahnesi Toy İstanbul. Ve her hafta bu sahnede harika oyunlar sergileniyor. Ben de geçtiğimiz günlerde Toy İstanbul’da Kaplan Sarılması’nı izledim.

Tek perdelik, 50 dakika süren ve 16+ yaş grubuna hitap eden bir oyun bu. Kemal Hamamcıoğlu yazmış. Ben Kemal Hamamcıoğlu’nun yazılarını ve oyunlarını çok seviyorum. Daha önce de Craft’ta Garaj oyununu izlemiştim. Onu da etkileyici bulmuştum. Modern çağın dertlerine çok naif bir şekilde dokunan bir kalemi var. Kaplan Sarılması’nda da bunu hissedebiliyorsunuz.

Oyunun başrolünde Şebnem Bozoklu var, Kerem Fırtına da oyunun görünmeyen kahramanı. Sorduğu sorularla oyunu yönlendiriyor. İzlerken o üzerinize çöken huzursuzluk ve sıkılma hissinde payı büyük.

Bir kadının mutluluk odasında yaşadığı, mükemmel erkeği yaratma deneyiminin nasıl içinden çıkılmaz bir halini, görsel açıdan desteklenen bir sahnede izlemek keyifli. Daha önceden dijital görsellerle bu kadar desteklenen bir oyun izlemediğim için de ayrıca sevdim.

Oyunun detaylarını heyecanı kaçmasın diye anlatmıyorum ama şöyle diyebilirim:

‘Hepimiz mükemmel erkeğimizi ararken, aslında istediğimiz sadece sıcak bir sarılma değil mi?’ Mutsuzluğu bu kadar kanıksanmışken, mutluluğun garanti altına alındığı bu oyun hoşunuza gidecek.

Kaplan Sarılması her cuma 2o:30 ve 22:00’de sahneleniyor. Gidip izleyin bence.

 

 

Share This:

Yeni bir dergi: ‘Tuhaf Dergi’ Yayında


Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Gündüz Vassaf, Burak Aksak, İsmail Saymaz, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen edebiyatçı, müzisyen ve gazetecileri Tuhaf Dergi’de bir araya geldiler.

Derginin ilk sayısının kapağında Fransız yazar ve filozof Albert Camus bulunuyor. ‘Sana da öyle gelmiyor mu’ mottosuyla yola çıkan derginin ilk sayısında açılış yazısını Ahmet Mümtaz Taylan yazdı. Senarist Ercan Mehmet Erdem, senarist ve oyuncu Levent Kazak, gazeteci Nebil Özgentürk, yönetmen, senarist ve şair Barış Pirhasan, müzisyen Kalben ve fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut, usta gazeteci Selahattin Duman gibi isimlerin yanında Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Ülkü Tamer ve dünya edebiyatının önemli isimlerinden İsrailli yazar Etgar Keret de hikâyeleriyle her ay Tuhaf Dergi’de yer alacak.

İlk sayıda Tuhaf Dergi’ye röportaj veren isimler ise Türk sinemasının en önemli kadın oyuncularından Müjde Ar ve Altın Koza ve Altın Portakal sahibi yönetmen Reha Erdem. Ayrıca Türkiye’de matematik denilince akla gelen Ali Nesin her ay matematik problemleriyle Tuhaf Dergi’de olacak.

Uluslararası alanda birçok ödül sahibi, Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden Hakan Günday ve Türkiye’nin en önemli oyuncularından Ahmet Mümtaz Taylan her ay devam edecekleri ‘Tahin Pekmez’ köşesi için ilk sayıda propagandayı konuştular. Gazeteci İsmail Saymaz bugüne dek yaptığı haberlerin peşine Tuhaf Dergi için tekrar düşüyor, felsefeci Ahmet İnam ise felsefe yazıları ile Tuhaf Dergi’de yer alıyor.

24 Mart 2017 Cuma günü itibariyle tüm Türkiye’de gazete ve dergi satan her yerde olan Tuhaf Dergi’nin tam yazar kadrosu ise şöyle: Zülfü Livaneli, Mazhar Alanson, Selim İleri, Ahmet Mümtaz Taylan, Hakan Günday, Burak Aksak, İsmail Saymaz, Murat Uyurkulak, Tarık Tufan, Etgar Keret, Ülkü Tamer, Ali Nesin, Sevan Nişanyan, Ercan Mehmet Erdem, Levent Kazak, Tayfun Pirselimoğlu, Ebru Ceylan, Gündüz Vassaf, Mehmet Yaşin, Nebil Özgentürk, Barış Pirhasan, Selahattin Duman, Mercan Dede, Ahmet İnam, Hasan Saltık, Yıldız Ramazanoğlu, Mehmet Turgut, Kalben, Bülent Somay, Işıl Cinmen, Ayça Örer, Eylem Kaftan, Ömür İklim Demir, Egemen Alper, Ethem Baran, Mustafa Orman, Kerim Altınbaşak, Serkan Akkoyun, Ali Bulunmaz, Cem Duran, Nurhak Kaya.

Share This:

İdil Biret’ten Sagalassos Vakfı yararına konser

Sagalassos Vakfı, Burdur’un Ağlasun ilçesinde bulunan Sagalassos antik kentini korumak ve tanıtmak amacıyla çalışmalar yürüten bir vakıf.

Çağımızın en büyük virtüözlerinden ve aynı zamanda Sagalassos Vakfı kurucuları ve Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alan İdil Biret  de Sagalassos Vakfı yararına 17 Nisan Pazartesi akşamı saat 20.00’de İş Sanat Konser Salonu’nda bir konser verecek.

İdil Biret’in bu konserdeki programında Bach’ın Re minör Kromatik Fantezi ve Füg’ü ile Kempff’in piyanoya uyarladığı Fa Majör Flüt Sonatı, Chopin’in Si minör Sonatı opus 58, Ravel’in Gaspard de la Nuit başlıklı eseri ve Prokofiev’in 2 numaralı Sonat’ı yer alıyor. Ünlü sanatçımız bu konserin hemen ardından aynı repertuvarı Mayıs ayında Şikago’da da seslendirecek.

Konserin biletleri 200, 120, 90, 75 ve 50 TL fiyat seçenekleriyle Biletix’te.

Share This:

‘Rus Sinemasında Kadınlar’ Pera Film’de


Pera Film, Seagull Films iş birliğiyle hazırlanan Rus Sineması’nda Kadınlar programı, 20. yüzyıl ve günümüz Rus sinemasında kamera önü ve arkasında kadınların bulunduğu yapımlardan bir seçki sunuyor.

Programda kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan Kanatlar, Bayır, Akortçu, Evcil Hayvanlarla Seyahat ve Ben Hariç Herkes Ölsün’ün yanı sıra çalkantılı zamanlardan geçen güçlü kadın karakterleri tasvir eden Leylekler Uçarken ve Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor da yer alıyor.

Program şöyle:

18 Mart – 02 Nisan 2017 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde izleyebilirsiniz.

Share This:

45. İstanbul Müzik Festivali Programı Açıklandı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda düzenlenecek İstanbul Müzik Festivali bu yıl 45. yaşını kutluyor.  İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “sıradışı” bir programla 29 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

İstanbul Müzik Festivali bu yıl “Sıradışı”temasıyla müzikseverlere, klasik repertuvarın yanı sıra yeni keşifler, disiplinlerarası çalışmalar, multimedya öğelerinden yararlanan yapımlar ve farklı dönemler ve müzik türleri arasında etkileşim kuran performanslarla yepyeni konser deneyimleri yaşatacak bir program sunuyor.

İstanbul Müzik Festivali, programında St. Petersburg Rus Oda Filamornisi, Viyana Oda Orkestrası, Londra Oda Orkestrası, Ebéne Yaylı Çalgılar Dörtlüsü gibi seçkin topluluklardan Hüseyin Sermet, Fazıl Say, Alina Pogostkinave Mathias Goerne gibi usta solistlere ve genç kuşak sanatçılara, 600 aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 15 mekânında ağırlayacak.

Share This:

Alt Sanat Mekanı’nda Yeni Yerleştirme Basel Abbas ve Ruanne Abou-Rahme’den

 

Alt Sanat MekânıBasel Abbas ve Ruanne Abou-Rahme’nin yeni yerleştirmesi, Ve yine de maskem kudretli’yi (2016) sunar. Mitoloji, ekoloji ve sömürgeye karşı direniş arasındaki ilişkiyi irdeleyen iş ile sanatçılar tamamlanmamış yeni anlatımlar hayal ediyor.

Ve yine de maskem kudretli iki bölümden oluşuyor. İlki ses ve bir yeri inşa etmek ya da yok etmek için kullanılabilecek küçük, garip objelerin de dahil olduğu, beş kanaldan oluşan, izleyiciyi içine alan bir video yerleştirmesi. Videoda eski Filistin şehirleri ve köylerine duygusal bir yolculuk ile harabeleri yeniden ziyaret etme tecrübesi naklediliyor. İmgelerin üzerine Adrienne Rich’in batmış bir geminin enkazına doğru inen bir dalgıcın perspektifinden yazdığı şiiri Enkaza dalmak’tan (1971) alıntılar getiriliyor.

Ve yine de maskem kudretli’ nin ikinci bölümü, iki galeriye yayılıyor. Yeni bir ses işi ve işin altyapısını oluşturan çeşitli malzemeler geniş bir şekilde sergileniyor. Sanatçıların harabelere yaptıkları ziyaretler üzerine bir diyalog olarak kurgulanmış ses yerleştirmesi, ‘sanki sömürgeci bir mantığa rağmen ele geçirilmiş olan, sanki hala hayatta olan mekânlar, sömürge ile başkasının egemenliğine izin vermeyen doğa-ekoloji-peyzaj arasındaki ilişkiyi açığa çıkarıyor.’[2]

Gösterilen malzemeler arasında imgeler, kitaplar, diyagramlar, buluntu objeler, kurutulmuş bitkiler, kayalar ve 3 boyutlu maske heykeller var. Maskeler, şiirdeki dalgıç maskesine referans veriyor; kendini güçlendirme, mitolojik bir güç ile korunmanın sembolleri haline geliyor. ‘Batı Şeria’da bulunduktan sonra özel koleksiyonlarda saklanan neolitik maskeler, hacklenerek 3 boyutlu baskıları alınıyor. Siyah kayak maskesine korkutucu bir benzerliği bulunan maskelerin kopyaları Filistin’de dolaşıma sokuluyor. İsrail’de yıkılmış bir Filistin köyünde, bir grup genç maskeyi takıyor.[3]

Bu kazara yaşanan ritüel ve mit anında başkası olmak, anonim olmak.’[4]

Sergi tarihi: 15 Şubat-16 Nisan 2017

Serginin açık olduğu saatler: Salı-Cumartesi 13.00 – 21.00, Pazar 11.00 – 19.00

 

Share This:

Mart’ta Babylon’da kimler var?

Babylon’un Mart programına bayıldım ve sizlerin de haberi olsun diye aşağıda paylaşıyorum.

Gitme ihtimalim olanları da renkli yaptım. Belki birlikte gideriz. 🙂

1 Mart 2017 Çarşamba
Eskiz: “Beterin Beteri Var” Albüm Lansmanı
2 Mart 2017 Perşembe
Nilipek. – Can Güngör
4 Mart 2017 Cumartesi
Abstraxion (Live) @Midnight Session
9 Mart 2017 Perşembe
Adamlar
10 Mart 2017 Cuma
Stavroz (Live)
11 Mart 2017 Cumartesi
Demonation Festivali No:7 – 2. Gün
14 Mart 2017 Salı
Gökçe Kılınçer
15 Mart 2017 Çarşamba
Jehan Barbur
16 Mart 2017 Perşembe
Kaan Tangöze
17 Mart 2017 Cuma
Red Axes (DJ Set) @Midnight Session
18 Mart 2017 Cumartesi
Butch @Midnight Session
22 Mart 2017 Çarşamba
Redd
23 Mart 2017 Perşembe
Mehmet Erdem


29 Mart 2017 Çarşamba
Can Kazaz
30 Mart 2017 Perşembe
İlhan Erşahin’s Wonderland ft. Hüsnü Şenlendirici
31 Mart 2017 Cuma
Oceanvs Orientalis vs İlhan Erşahin

Share This:

36. İstanbul Film Festivali İçin Geri Sayım Başladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 36.’sı düzenlenen İstanbul Film Festivali bu yıl da sinemaseverlere en yenilerden klasiklere, usta yönetmenlerin başyapıtlarından yaratıcılığın sınırlarını zorlayan filmlere zengin bir program sunacak.

20’nin üzerinde bölümde yaklaşık 200 filmin yanı sıra ücretsiz olarak gerçekleştirilecek usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, sinema dersleri ve özel etkinlikleriyle festival on bir gün boyunca İstanbul’da sinema dolu günler yaşatacak.

Fransız yönetmen Olivier Assayas’ın başrolü Kristen Stewart’a teslim ettiği son filmi Personal Shopper, dünya prömiyerini Cannes’da Altın Palmiye için yarışarak yaptı. Assayas’a Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren Personal Shopper, ünlüler için özel alışveriş elemanı olarak çalışan bir genç kızın “öte tarafla” irtibat kurmayı takıntı haline getirmesini anlatıyor.

Avangart sinemanın en tanınmış isimlerinden, 87 yaşındaki Şili asıllı Fransız yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin son filmi Endless Poetry, büyük ustanın planladığı otobiyografi beşlemesinin ikinci filmi. Serinin ilk filmi olan Gerçeğin Dansı’nın ardından çekilen melankoli, mistisizm, tarot, maskeler, grotesk fikirler ve görüntülerin bir araya geldiği Endless Poetry, “geceyarısı sineması” kavramının yaratıcısı Jodorowsky’nin sözleriyle “hayatını manevi ve sanatsal bir farkındalık yaratmaya adamış bir adamın güzellik arayışına bir övgü”.

Avusturya toplumunun en karanlık noktalarını günışığına çıkaran sıra dışı sinemacı Ulrich Seidl’ın önce Venedik, ardından da Toronto film festivallerinde gösterilen son filmi Safari, yine rahatsız edici, yine kışkırtıcı ve şaşırtıcı. 2014’te In the Basement / Bodrumda filmini festivalde izlediğimiz Seidl bu kez de Afrika’ya av amacıyla giden Avrupalı turistleri ve av sürecini tüm vahşetiyle izliyor.

Brie Larson, Sam Riley, Armie Hammer, Cillian Murphy ve Jack Reynor’ın da dahil olduğu müthiş bir oyuncu kadrosu bulunan Free Fire, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı; İngiltere ve ABD’de gösterime Nisan ayında girecek. İngiltere’nin en özgün yönetmenlerinden Ben Wheatley’nin geçen yıl festivalde de gösterilen Ballard uyarlaması High-Rise / Gökdelen’den sonra çektiği Free Fire, yönetmenin sözleriyle “modern bir 70’ler filmi”. Filmde 12 adam ve bir kadın, korsan bir silah satış anlaşması yapmak üzere Massachusetts’de bir depoda buluşuyor, ancak anlaşma sağlanamayınca silahlar konuşmaya başlıyor.

Hem Cahiers de Cinema’ya hem de BBC Culture anketine göre 2000’li yılların en iyi filmi, Roger Ebert’in “hipnotize edici, gerçeküstü bir rüya manzarası” sözleriyle nitelendirdiği Mulholland Drive, “yeni kara film” türünün en özgün örneklerinden. David Lynch’in en çok tartışılan ve en az anlaşılan yapıtı Mulholland Drive, Nisan ayındaki dünya prömiyerinin hemen ardından festivalde 4K restore kopyasından gösterilecek. Filmin İngiltere’de sinemalarda gösterime girişi, Mayıs ayında Twin Peaks’in dönüşüne denk gelecek. Filmin restorasyon sürecini Lynch şahsen yürüttü. Başrollerinde Naomi Watts, Justin Theroux ile Laura Harring’in yer aldığı, “kült” sıfatını hakkıyla taşıyan bu benzersiz film, Lynch’e Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü, bir de Oscar adaylığı getirdi.

Philadelphia, Mill Valley film festivallerinde izleyici ödülleri alan Lost in Paris, yaşamın mutluluk veren yönlerinin beyazperdeye yansıdığı, rengârenk bir komedi. Fransız Yeni Dalgası’nın unutulmaz filmlerinden Hiroshima mon Amour ve Michael Haneke’nin Amour / Aşk filmlerinin yıldızı Emmanuelle Riva, geçtiğimiz hafta hayatını kaybetmişti.

Şimdilik festival haberleri bu kadar. Zamanla açıklanacak detayları ve festivalle ilgili bilgileri sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

Share This:

Mersad Berber’den ‘Bir Bosna Alegorisi’ Sergisi

Pera Müzesi, 16 Şubat – 07 Mayıs 2017 tarihleri arasında Bosna-Hersek sanatının 20. yüzyılın ikinci yarısındaki en önemli temsilcilerinden Mersad Berber’in “Bir Bosna Alegorisi” sergisini düzenliyor.

“Mersad Berber: Bir Bosna Alegorisi” sergisinin küratörlüğünü Bosna-Hersek’in önde gelen sanat tarihçilerinden Aida Abadžić Hodžić, danışmanlığını ise sanat tarihçi Edward Lucie-Smith üstlendi. Rönesans’tan Art Nouveau’ya Avrupa güzel sanatının ustalarından ilham alan Mersad Berber’in (1940-2012) ifade gücü ve yeteneğini yansıtan sergide sanatçının Velázquez, Ingres, Klimt gibi sanatçıların yanı sıra Yugoslav ressamlar Bukovac ve Jurkić ile kurduğu diyaloğun izleri görünür kılınırken, Bosna’nın masalsı manzaralarına yaptığı seyahatlerin etkisindeki derin, mat beyazlardan Srebrenitsa’nın karanlık, korkunç çukurlarına geniş bir yelpazedeki eserleri ön plana çıkıyor.

Büyük boyutlu ve karışık teknikler kullandığı eserleriyle tanınan Mersad Berber’in Avrupalı usta sanatçılardan ilham alan eserleri, özgün temaları ve yenilikçi kompozisyon anlayışıyla diğerlerinden farklılaşıyor.

Farklı kültürler ve gelenekler arasında bağ kurmasını sağlayan eşsiz yeteneği ve tarihsel deneyimin derin katmanlarına inen zekasıyla Berber, Antik dönem, Bizans, Ortaçağ, Rönesans, Barok, Art Nouveau ve Modernizmi buluşup kaynaştırdı, Doğu ve Batı’yı sentezleyerek ona özel bir nitelik kazandırdı. Bu üslup, Avrupa sanatının ustalarına yapılan göndermelerin sıklıkla eski Bosna fotoğraf ve kartpostallarıyla etkileşime sokulduğu 1990’lardaki eserlerinde de sürdü.

Başta Bosna-Hersek olmak üzere, 1990’lardaki savaşta yaşanan tüm trajik olayların işlenişi, Srebrenitsa temasıyla birlikte Berber’in yapıtında doruk noktasına ulaştı. Sanatçı için Srebrenitsa trajedisi “büyük, kadim, ilahilere ait kutsal bir tema” meydana getirdiğinden, bunu eserlerine aktarabilmek için yıllarca çalıştı, gazete fotoğrafları, belgeler, adli tıp raporları, video kayıtları ve kitaplar topladı, Srebrenitsa ve Potočari’yi defalarca ziyaret etti. Bu eserler sadece ölenlere değil, tüm etnik ve dini düşmanlıklara rağmen Balkanlarda yüzyıllarca varlığını devam ettiren çoğulcu kültürün ölümüne yakılan bir ağıt niteliğindeydi.

“Mersad Berber: Bir Bosna Alegorisi” sergisi 07 Mayıs 2017 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10:00-19:00 saatleri arasında, Pazar günleri ise 12:00- 18:00 saatleri arasında gezilebiliyor. Müzede Cuma günleri ise hem uzun hem de ücretsiz! “Uzun Cuma”larda müze 18:00 – 22:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Çarşamba günleri ise “Genç Çarşamba”. “Genç Çarşamba” günleri tüm öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebiliyor.

 

Share This: