Hans Op de Beeck, Pilevneli Gallery’de

Pilevneli Gallery, dünyaca ünlü Belçikalı sanatçı Hans Op de Beeck’in sergisine ev sahipliği yapıyor. “Sleeping Girl / Uyuyan Kız” adlı sergide, sanatçının ilk defa görülecek olan yeni videosu “The Girl”in (2017) yanısıra gerçek boyutlu heykelleri, enstalasyon ve çizimlerinden oluşan en son dönem işleri sergileniyor.

1969 yılında Brüksel’de doğan sanatçı enstalasyon, video, heykel ve fotoğraf gibi birçok farklı türde üretim yapan multidisipliner bir yaklaşıma sahip. İşleriyle yaşamın anlamı ve ölüm gibi evrensel temalara göndermeler yapan sanatçıya göre, insan etrafındaki dünyayı trajikomik biçimde algılayan ve yaşayan bir varlık.

Geçtiğimiz yıl Art Basel’da gösterilen “The Collector’s House” adlı tüm mekânı kaplayan enstalasyonu fuarın en çok ses getiren işi olmuş, uzun süre konuşulmuştu. Bir oturma ya da yaşam odası kurgusuyla yaratılmış gerçek boyutlu bu mekânda piyano, kütüphane, çalışma köşesi, tablolar ve benzeri birçok obje ve aksesuar yer alıyor. Bu mekânı büyüleyici kılan baştan sona gri renk alçıdan yapılması. Bu haliyle mekân, yaşanan felaket sonrası kül yığını altında kalan Pompeii şehrini hatırlatıyor. “Collector’s House” insanların taşa dönüştüğü, adeta zamanın durduğu Pompeii şehri gibi donmuş ve taşlaşmış görünümüyle izleyicinin algısını ve tüm duyuları sarsan son derece derin ve gizemli bir ruh hali yaratıyor.

PİLEVNELİ’nin 5 katına yayılacak sergi izleyicileri Hans Op de Beeck’in büyüleyici dünyasının içine girmeye davet ediyor. 20. Pino Pascali Ödülü vesilesiyle kısa süre önce ilk kez İtalya’da gösterilen “The Girl / Kız” isimli video galerinin bodrum katında görülebilecek. “The Girl / Kız”, izleyiciyi 14 yaşında genç bir kızın sessiz ve tuhaf dünyasına götürüyor. Filmin orijinal müziği, Tom Pintens tarafından Op de Beeck’in bir metni üzerinden bestelendi. Galerinin birinci katındaysa “Sleeping Girl”, “The Lounge”, “Tatiana (Soap Bubble)”, “Silent Piano” ve “Fatima” gibi işler yer alıyor. Sergiye adını veren eser, “Sleeping Girl / Uyuyan Kız” sanatçının en son dönem işlerinden biri. Gri renkte alçı ile kaplanmış olan Chesterfield modeli bir kanepede uyuyan küçük bir kızın gerçek boyutlardaki heykeli 2017 yapımı.

Görsel kurgu yaratma konusunda usta olan sanatçının birinci katta yer alan “Silent Piano / Sessiz Piyano” adlı işi enstrümanın çalınamayan sağır ve dilsiz bir yorumu. Piyanonun üstünde bulunan boş fotoğraf çerçeveleri, kitaplar, içecekler ve sigara, toz tutmuş ve sessizliğe bürünmüş görüntüleriyle zamanı adeta durduruyor. Ses ve müzik, hayal gücüne bırakılıyor.

Tamamı yine gri renkli alçıdan yapılan gerçek boyutlardaki enstalasyon “The Lounge” (Oturma Odası), Chesterfield model bir kanepe ve birçok küçük objeden oluşan neoklasik bir odadan bir kesit sunuyor. Işık kanepenin arkasındaki bir pencereden içeri giriyor. Eser, terkedilmiş hissi uyandıran ve tanıdık mobilyalarla dolu düzensiz bir salondan bir bölüm tasvir ediyor. Bu sessiz karmaşanın ortasında bir köpek huzurlu ve mutlu bir şekilde uyurken görülüyor. Bu taşlaşmış salon, sanatçının tüm heykel ve enstalasyonunda olduğu gibi gündelik hayatın ansızın donduğu Pompeii’yi anımsatıyor.

Galerinin ikinci katında “Gestures” serisinden, olağan ve günlük eylemleri sergileyen gerçek boyutlu üç adet el ve kol heykeli yer alıyor. Duvardan çıkan kollar ve eller ait oldukları vücudu tamamen kimliksizleştiriyor. Gösterilen bütün eylemler çok basit ve sıradan. Boyutlarının yanı sıra, tematik ve şiirsel önemi olan basit hareketleri ve küçük jestleri tasvir ediyorlar.

Galeri’nin en üst katında, sanatçının “Watercolor Series” başlıklı suluboya işlerinden çeşitli eserler görülebilir. Hans Op de Beeck insanın en derin hislerine dokunan fantastik bir dünya yaratırken yine insanoğlunun en temel soruları olan yaşam ve ölüm kavramlarını ince bir ironi ve üstü örtülü bir melankoliyle izleyiciye sunuyor.

Sergi Pilevneli Gallery’de 26 Kasım’a kadar gezilebiliyor.

Bir Cevap Yazın