Yalan

candle-bermanSabahtan kalma yalanlarını yatsıyı beklesin diye arka bahçeye astım, kırılan güvenimden kalan arta kalanları atmak için ise uzaklarda bir konteyner arıyorum. Her yeni gün yıkılacağını bildiğim halde ısrarla yeniden yapmaya çalıştığım iskambil kağıdından kulelerimi bu sefer de ben dağıtıyorum. Huzurlu/huzursuz bir karar vermem gerektiğinden emin şekilde kendimden korkuyorum.

Korkum, hedefime bu kadar yaklaştığımı düşünürken aslında hedefin ben olduğumu farketmemle çoğalıyor. Bu, kendimi yeniden tanımlamamdaki kat ettiğim onca yolu da boşa çıkartıyor. Kendimden korkuyorum. Geçmişimin sırtımda büyük bir yük değil bir kambur halini almış halde buluyorum.

Bir kadeh şarapta kaybolmuş gibi gözlerim faltaşına dönmüş, ağzım burnum kan içinde bütün güzel hatıralarıma sesleniyorum. Talihin yüz karası olduğumu düşünüyor, bu düşünceleri elimin tersiyle itip sesim çıktığınca bağırıyorum.

Ömrümce güldüğüm sayılı anları hatırlamaya çalışırken bile beynimin bu anıları kaydettiğinden bile şüpheli gözlerimi etrafta gezdiriyorum. Sesime gelecek bir işaret çektiğim işkenceyi bitirecek gibi geliyor. Sonra kendimi arka bahçedeki yalanlarını izlerken buluyorum.

Bir yalan söyleyelim mi?
Belki bir mum söner.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.